DARABAN Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

DARABAN kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

DARABAN: Vurma, vuruş. Çarpış, çarpıntı, çarpma.

Sponsorlu Bağlantılar

DARABAN ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • DARABAN-I KALB: Kalb çarpıntısı, kalbin vuruşu. Devamını Oku

  • DARBE: (C.: Darabât) Vuruş, vurma, çarpma. * Musibet, belâ, âfet, felâket. Devamını Oku

  • SADME: Bir vuruş, çarpma, vurma, çatma. * Birden bire patlama. * Ansızın başa gelen musibet. Devamını Oku

  • NİTAH: Tos vurma, toslaşma. Boynuzla vurma. * Vuruşup kavga etme. Devamını Oku

  • LET: f. Dayak, kötek. * Dövme, vurma. * şiddetle çarpma. Devamını Oku

  • İ’TİFAR: Yere vurma. Kavrayıp yere çarpma. Üzerine atılıp kavrama. Devamını Oku

  • LAFK: İki şeyi birbirine çarpma. Devamını Oku

  • A’MÂL-İ ERBAA: Mat: Dört işlem. (Toplama, çıkarma, çarpma, bölme.) Devamını Oku

  • A’MÂL-İ ERBAA: Mat: Dört işlem. (Toplama, çıkarma, çarpma, bölme.) Devamını Oku

  • MUAKABE: Bir kimseyi cezalandırma. Cezaya çarpma. Devamını Oku

  • TEBELLÜD: Ağır, tembel olma. * Bir şeye tahassür ve teessüf etme. Pişmanlıktan dolayı “hay meded” diye ellerini birbirine çarpma. * Yere düşme. Devamını Oku

  • ZED: f. Vurma, dövme. Devamını Oku

  • DARB-I UNK: Boyun vurma. Devamını Oku

  • TELCİM: (Licâm. dan) Gem vurma, gemleme. Gemlenme. Devamını Oku

  • İFZAH: (Fazih. den) Kusuru, kötülüğü, ayıbı açığa vurma. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar