DÂR-ÜL KARAR Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

DÂR-ÜL KARAR kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

DÂR-ÜL KARAR: Kararlı surette kalınan, kıyametten so aki yer. Cennet. Dâr-ül Beka.

Sponsorlu Bağlantılar

DÂR-ÜL KARAR ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • DÂR-I BEKA: f. Âhiret. Bâki olan yer. (Mâdem dünyada hayat var, elbette insanlardan hayatın sırrını anlayanlar ve hayatını su-i istimâl etmeyenler, Dâr-ı Beka’da ve Cennet-i Bâkiye’de hayat-ı bâkiyeye mazhar olacaklardır. L.) Devamını Oku

  • MAKARR: (Karar. dan) Karar yeri. Karargâh. Kararlı yer. Merkez. Pâyitaht. Devamını Oku

  • MÜSTAKARR: (Karar. dan) Karar bulan, bir yerde sabit ve sakin olan. Kararlı. * Karargâh. Durulan yer. Devamını Oku

  • KARAR-I SERİ: Acele karar, seri karar. Devamını Oku

  • KARAR-I KAT’Î: Dâvâyı neticelendiren kesin karar. Devamını Oku

  • KARAR: Değişmez hâle gelmek. * Sabit ve sakin olmak. * Ne az ne çok olan tam ölçü. Ölçülülük. * Gitmeyip kalmak. * Oturaklı yer. Sâkin olacak yer. * Anlaşılan ve sabit hâle gelen son karar sözü. * Mahkemece verilen son söz ve neticeye bağlama. * Dolanmak. * Ayakları kısa ve çirkin yüzlü bir cins koyun. Devamını Oku

  • MUSAMMİM: Azimli olan. Kararlı olan. Karar veren. Devamını Oku

  • BÎ-KARAR: Kararsız. Devamını Oku

  • CÂY-I KARAR: Dinlenme, durma yeri. Devamını Oku

  • KARARİT: (Kırat. C.) Kuyumcu tartıları. Kıratlar. Devamını Oku

  • VİLDAN: (Velid. C.) Çocuklar. * Kullar. Köleler.(Kur’an-ı Hakîm’de $ sırrı ve meâli şudur ki: Mü’minlerin kabl-el-büluğ vefat eden evlâdları, Cennet’te ebedî, sevimli, Cennet’e lâyık bir surette dâimî çocuk kalacaklarını.. ve Cennet’e giden peder ve vâlidelerinin kucaklarında ebedî medar-ı sürurları olacaklarını.. ve çocuk sevmek ve evlâd okşamak gibi en lâtif bir zevki, ebeveynine te’mine medar olacaklarını.. Devamını Oku

  • DERBAR-I SAADET-KARAR: İstanbul. (Osmanlılar devrinde İstanbul hilâfet merkezi olduğu için saadet kapısı diye tavsif edilirdi.) Devamını Oku

  • SEBAT: Yerinden oynamamak, dayanmak. Kararlı olmak. * Sözde durmak, ahde vefâ etmek. İman ve İslâmiyete hizmette, Allah’a ibadet ve taatta sâbit ve berkarar olmak. * Bir meslekte, meşru bir kanaatte veya bir fikirde kararlı bulunmak, sağlamlık göstermek. Devamını Oku

  • DÂR-ÜL HULD: Baki olan yer. Cennetin bir bahçesi. Cennet. Devamını Oku

  • MÜTEZELLİLÂNE: f. Zelil olarak, alçaklara yakışır surette, alçakçasına. Kendi hiçliğini bilir surette, kusur ve aczini anlamakla. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar