DÂHİYE-İ EDEB Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

DÂHİYE-İ EDEB kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

DÂHİYE-İ EDEB: Edebiyatta dâhi olan, eşine az rastlanan büyük edib.

DÂHİYE-İ EDEB ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • DE’B-İ EDEB: Edebî usul, kaide. Edeb kaidesi. Edebiyat âdeti, şekli, tarzı. Devamını Oku

  • ÂSÂR-I EDEBİYYE: Edebî değeri olan eserler. Devamını Oku

  • ÜDEBA: (Edib. C.) Edibler, edebiyatçılar. * Edeb sâhibleri. Zarif kimseler. Devamını Oku

  • MAHZ-I EDEB: Edebin ta kendisi. Sırf terbiye ve edeb. Devamını Oku

  • LİSAN-I EDEB: Edeb ve edebiyât dili, lisânı. Devamını Oku

  • EDEB-AMUZ: Edeb öğreten. Devamını Oku

  • EDEBİYAT: Düşünce, duygu veya herhangi bir hakikatı veya herhangi bir fikri yazı veya sözle, manzum veya nesir halinde güzel şekilde ifâde san’atı. Bu san’atla uğraşan ilim kolu. * Edebiyata âit yazıları toplayan kitap.Edebiyatın sözlük anlamından biri de edebe, yani terbiyeye uygun söz söylemektir. Demek ki edebiyatçı edepli olmalı, edepsizce söz ve yazılar edebiyat olamaz.(Edebiyatta vardır Devamını Oku

  • HÂME-İ EDEB: Edebiyat kalemi. Devamını Oku

  • İHAM-I KABİH: Edeb ve terbiye dışı anlamı bilerek kullanma. Sözü edeb ve terbiyeye aykırı bir mecazî mânâya getirme. Devamını Oku

  • BÎ-EDEB: Edebsiz. Terbiyesiz. Devamını Oku

  • EDEBİYYUN: Edebiyatçılar. Edebiyatla uğraşanlar. Devamını Oku

  • TERK-İ EDEB: Saygısızlık, edebsizlik, hürmetsizlik. Devamını Oku

  • EDEB-İ KELÂM: Söz güzelliği, söz zarifliği. * Edb: İfade arasında bayağı ve çirkin tabirlerin bulunmaması. İfadenin güzel oluşu. Devamını Oku

  • Şİ’R: (Şiir) Anlama, idrak. * Edb: Edebiyatta kıymeti olan, nazımlı ve kafiyeli şair sözü. (Bak: Şiir) Devamını Oku

  • EDEBİYAT YAPMAK: Mc: Güzel ve uzun uzun sözlerle mevzu dışına çıkarak konuşmak. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar