CİNAYAT Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

CİNAYAT kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

CİNAYAT: (Cinayet. C.) Büyük cezâları gerektiren suçlar. Cinayetler.

CİNAYAT ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • İNAYAT: (İnayet. C.) İnayetler, iyilikler, lütuflar, ihsanlar. Devamını Oku

  • CİNAYET-KÂR: f. Cinayet işleyen. Devamını Oku

  • ESBAB-I MÛCİBE: Gerektiren sebebler. İcab eden sebepler. Devamını Oku

  • CANİ: Cinayet işlemiş olan. Birisini öldürmüş veya yaralamış bulunan. Caniler nasıl haksız yere insanı öldürüyorlar ve onların hayatlarına son veriyorlarsa; kâfirler, inkârcılar, dinsizler de birer cani sayılırlar. Çünkü Allah’ın eserleri olan canlı ve cansız varlıklar onun sonsuz kudretini, ilmini, iradesini, rahmetini ilân edip dururlarken inkârcılar bunları tesadüfün, maddenin, tabiatın ve sebeplerin eseri sayıyor ve mânasız, Devamını Oku

  • CERAİM: (Cerime. C.) Cerimler, suçlar, kabahatlar, cinayetler. Devamını Oku

  • HUMAŞE: Diyeti bilinmeyen cinayet. Devamını Oku

  • KATLGÂH: f. Öldürme yeri. Cinayet mahalli. Devamını Oku

  • CANİH(A): (Cünha. dan) Suç işlemiş, mücrim, cinayet işleyen. Devamını Oku

  • FAZÎHA: (C: Fazayıh) Alçaklığı, edebsizliği gerektiren iş veya şey. Devamını Oku

  • MAGREM: Bir şeye çok düşkün, haris kimse. Tutkun. Aşık. * Borçlu. * Zarar, ziyan. * Cürüm, cinayet. Devamını Oku

  • MÜLZİM: İlzam eden, susturucu. * Lüzumlu gören. Gerektiren. * Verilen hükmün mutlak yerine getirilmesindeki mecburiyet. Devamını Oku

  • İKRAH-I NÂKIS: Huk: Dayak ve hapis gibi keder ve elemi gerektiren şeylerden meydana gelen mecburiyet. Devamını Oku

  • MÜSTELZİM: Lüzumlu, gerektiren. Mucib ve sebep. Bais olan. Bir şeyin lüzumunu deruhde eden. Devamını Oku

  • ŞAGİL: İşgal eden, tutan.* Meşgul eden, meşgul edici. * Meşgul olmayı gerektiren. * Bir mülkte oturan. Devamını Oku

  • MUCİB: (Mucibe) İcâb eden, lâzım gelen. * Bir şeyin peydâ olmasına vesile ve sebep olan. Gereken. Gerektiren, lâzım gelen. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar