CİLL Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

CİLL kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

CİLL: Ekin biçildikten so a yerde kalan sap ki, "anız" derler.

CİLL ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • CÜZAME: Hasaddan so a ekinden bâki kalan ekin. Devamını Oku

  • BESNİYYE: Alçak ve yumuşak yerde biten buğday. * Şam diyarında belli bir yerde yetişen buğdaya da derler. Devamını Oku

  • KADIZ: Hep olduğu yerde kalan büyük fıçı. Devamını Oku

  • KİSAL: Bir yerde oturup kalan ve gideceği yere geç giden. Devamını Oku

  • KİSAL: Bir yerde oturup kalan ve gideceği yere geç giden. Devamını Oku

  • MÜTEHALLİD: Bir yerde devamlı olarak kalan. Ebedi, sermedi. Devamını Oku

  • BÜLSÜN: Mercimek mesabesinde hububattan bir habbe. (Bâzı yerde mercimek de derler.) Devamını Oku

  • HANSİR: (C.: Hanâsir) Yaramaz, boş, faydasız. * Bir yerden taşınan veya göçen kimseler, eşya ve elbiselerini yükletip gittiklerinde yerde kalan kıymetsiz şeyler. Devamını Oku

  • CİRÎ: Yılan balığı. (Fâriside mermahi derler.) Devamını Oku

  • CÜDCÜD: (C.: Cedâcid) Orak kuşu derler bir büyük böcek ki yaz aylarında öter. Devamını Oku

  • CİNARE: Esterâbâd ile Cürcân arasına derler. Devamını Oku

  • MENBİC: Mevzi ismi. (Oraya nisbetle “menbicâni” derler.) Devamını Oku

  • CÜBCÜBİYYE: İşkembe yemeği. (Onu pişirip satana işkembeci mânâsına “cübcübî” derler.) Devamını Oku

  • CÜLL: (C.: Cilâl-Ecille) Çul. * Gül. * Her nesnenin büyüğü ve muazzamı. Devamını Oku

  • HASAD: Ekin biçmek. Ekin biçme mevsimi. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar