CİHAN-SÂLÂR Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

CİHAN-SÂLÂR kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

CİHAN-SÂLÂR: f. Cihanın başkanı, büyüğü ve kumandanı olan, padişah.

Sponsorlu Bağlantılar

CİHAN-SÂLÂR ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • CİHAN-SİTAN: f. Cihanı zapteden. Padişah, hükümdar. Devamını Oku

  • CİHAN-ŞÜMÛL: f. Cihan vüs’atinde, dünya çapında, cihanı alâkadar eden. Dünyayı kaplayan. Devamını Oku

  • CİHAN-PENAH: Cihanın koruyucusu olan. Devamını Oku

  • CİHAN-BÂN: f. Cihanın bekçisi, dünyanın koruyucusu olan. Allah. Hükümdar. Devamını Oku

  • CİHAN-GİR: f. Meşhur, cihanı zabteden, fâtih. Devamını Oku

  • CİHAN-GİR: f. Meşhur, cihanı zabteden, fâtih. Devamını Oku

  • CİHAN-ÂRÂ: f. Cihanı süsliyen, dünyayı bezeyen. Devamını Oku

  • ÂMİR-İ MÜSTAKİL: Hiç kimseye bağlı olmayan ve istiklâl sahibi olan âmir, kumandan. Devamını Oku

  • SÂLÂR: f. Kafile veya kabile reisi. Baş. Başkan. Reis. En büyük âmir. Başkumandan. Devamını Oku

  • SÂLÂR-I BEYT-ÜL HARAM: Beyt-ül Haram’ın reisi ve başkumandanı olan Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm. Devamını Oku

  • SULTAN REŞAD: (Mi: 1844-1918) Meşrutiyet devri Osmanlı Padişahıdır. Merhametli ve halim tabiatlı olan bu dindar ve abdestsiz gezmiyen padişah, Mevlevi Tarikatına bağlı idi. Boş vakitlerini Mesnevi okumakla geçirirdi. Devamını Oku

  • SÜNUSÎ: (Seyyid Muhammed bin Ali) (Hi: 1206 – 1276) Şâzelî (Şazilî) Tarikatının so adan teşekkül eden kollarından birisinin kurucusudur. Cezayir’in büyük velilerindendir. Memleketinin bir çok yerlerini ve Mekke-i Mükerreme’yi ziyaret etmiş; Mısır’da, Bingazi’de tederrüsle iştigal etmiştir. Bingazi’de zaviye te’sis etmiş, ibâdette ve tedriste bir çok hizmetleri ile büyük çapta muvaffak olmuştur. Vefatından evvel bir mağarayı Devamını Oku

  • HÜNKÂR MAHFİLİ: Eskiden camilerde padişahlar için yapılmış olan yerler. Bu mahfiller camilerin zemininden yüksek olarak yapılır ve caminin iç kısmını görmek için kafes konulurdu. Bunun haricinde kafesin birkaç yerinde 20-30 cm. en ve boyunda açılabilir küçük pencereler de bulunurdu. Devamını Oku

  • KIYAS-I MUKASSİM: Man: İki şıkkı bulunan ve her iki şıkkın neticesi aynı olan kıyas. (Sultan Mehmed Fatihin, babasına gönderdiği şu haber buna güzel bir numunedir. “Padişan sen isen ordunun başına geç; yok padişah ben isem, sana emrediyorum ordunun başına geç.”) Devamını Oku

  • İMZA-Yİ PADİŞAHÎ: Padişahın imzası. Osmanlı Padişahları tarafından vaktiyle hükümdarlara yazılan name-i hümayunların kenarlarına altun yaldızla imza konurdu. Bunlara imza-yı padişahî denilirdi. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar