CEVHER-DÂR Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

CEVHER-DÂR kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

CEVHER-DÂR: f. Elmaslı. * Noktalı harf. Meselâ: Cim, şın harfleri gibi. * Eskiden kullanılmış tüfeklerden birinin ismi. * Siyah ve beyaz dalgalı, benekli kılıç.

CEVHER-DÂR ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MÜCEVHER: Cevher ile süslenmiş. Elmaslı. Çok kıymetli. * Mc: Kıymetli fikir veya söz. * Edb: Yalnız noktalı olan harfleri, ebced hesabına göre sayıldığı zaman, tarih çıkan beyt veya mısra. Devamını Oku

  • MÜCEVHER: Cevher ile süslenmiş. Elmaslı. Çok kıymetli. * Mc: Kıymetli fikir veya söz. * Edb: Yalnız noktalı olan harfleri, ebced hesabına göre sayıldığı zaman, tarih çıkan beyt veya mısra. Devamını Oku

  • CEVHER: Bir şeyin özü, esası. * Kıymetli taş. * Çelik üzerindeki nakış. * Edb: Noktalı harf. * Yalnız noktalı harflerin ebcedîsi hesab edilerek yazılan manzum tarih. * Harflerin noktası. * Fls: Varlığı kendinden olan, var olmak için kendi dışında başka birşeye muhtaç olmayan varlık. Allah’a inanan filozoflar iki çeşit cevher kabul etmişlerdir. Yaratıcı cevher, Allah. Devamını Oku

  • CEVHER: Bir şeyin özü, esası. * Kıymetli taş. * Çelik üzerindeki nakış. * Edb: Noktalı harf. * Yalnız noktalı harflerin ebcedîsi hesab edilerek yazılan manzum tarih. * Harflerin noktası. * Fls: Varlığı kendinden olan, var olmak için kendi dışında başka birşeye muhtaç olmayan varlık. Allah’a inanan filozoflar iki çeşit cevher kabul etmişlerdir. Yaratıcı cevher, Allah. Devamını Oku

  • MÜCEVHERÂT: (Mücevher. C.) Kıymetli taşlar. Mücevherler. Süs ve zinet için kullanılan kıymetli şeyler. Devamını Oku

  • CEVHER-İ ULVÎ: Ateş, nâr. * En yüksek cevher. * Ruh. Devamını Oku

  • CEVHER-İ FERD: Zerre, en küçük cisim. Atom. Devamını Oku

  • MÜBAYENET-İ CEVHERİYYE: Her nev’in cevherinin ve fıtrat-ı asliyesinin birbirinden farklı ve ayrı oluşu. Cevherdeki farklılık. Devamını Oku

  • GEVHER: f. Akıl ve edeb. * Asıl ve neseb. * Elmas, cevher, mücevher. İnci. * Bir şeyin künhü ve esası. Hakikat. * Noktalı olan harf. Devamını Oku

  • VÂR: f. (Teşbih edatıdır) Gibi, …li, kerre, def’a, sâhib, mâlik, lâyıklık (yerinde kullanılarak birleşik kelimeler yapılır). Meselâ: Melek-vâr : Melek gibi. Ümid-vâr: Ümidli. Devamını Oku

  • VÂR: f. (Teşbih edatıdır) Gibi, …li, kerre, def’a, sâhib, mâlik, lâyıklık (yerinde kullanılarak birleşik kelimeler yapılır). Meselâ: Melek-vâr : Melek gibi. Ümid-vâr: Ümidli. Devamını Oku

  • ATF-I TEFSİR: Bir mânada olup mücerred tasdik ve te’kid için “ve” ile müteradifine (aynı mânadaki kelimeye) atfolunan kelime. Meselâ: “İhsan ve kerem, hüzün ve keder” ifadesindeki “ve” ler gibi. Diğer bir ifade ile: Aynı olan ayrı iki kelimenin birlikte kullanılması. (“deli divâne”de olduğu gibi.) Devamını Oku

  • HARF-İ MEZİD: Arabçada masdar olan kelimeye harf ilâvesi ile başka masdar yapılır. Bu ilâve edilen harflere “Harf-i mezid” denir. Meselâ: kelimesinde harf-i aslî üçtür. $ (mükâtebe) dendiği zaman, “Müfâale masdarı şekline göre, mim ve elif harfleri, harf-i meziddendir” denir. Devamını Oku

  • MİN: Arabçada harf-i cerrdir. 1- Mekân ve bir şeye başlamayı ifâde eder.Meselâ: $ “Haftadan haftaya” da olduğu gibi.2- Teb’iz için olur. Meselâ: $”Kim bir kavme benzemeğe özenirse onlardan sayılır” cümlesinde olduğu gibi. Bazılarını, bir kısmını ifâde ediyor. 3- Cinsi beyan için olur. Meselâ: $ “İşlediğiniz hayrı Allah bilir” cümlesinde “min” tebyine (açıklamaya) vesile oluyor.4- Bedel-i Devamını Oku

  • HURUF-U KAMERİYE: Gr: Arapçada kelimenin başında harf-i tarif olduğu vakit, harf-i tarifin lâmı okunan harfler. Meselâ: El-Kamer, El-İnsân, El-Bedi’ kelimelerinde olduğu gibi. Burada kelime başında “kaf, elif, bâ” harfleri kameriyeden olduğu için aynen okunuyor. (Bunlar: Elif, bâ, cim, hı, hâ, ayın, gayn, fe, kaf, kef, mim, vav, he, yâ harfleridir.) Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar