CENAH-I TÂİR Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

CENAH-I TÂİR kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

CENAH-I TÂİR: Kuş kanadı.

CENAH-I TÂİR ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • CENAH-I ZÜBAB: Sinek kanadı. Devamını Oku

  • CENAH: Kanat, taraf, kısım. (Vicdanın ziyası ulum-u diniyyedir. Aklın nuru, fünun-u medeniyedir. İkisinin imtizacı ile hakikat tecelli eder. O iki cenah ile talebenin himmeti pervaz eder. İftirak ettikleri vakit, birincisinde taassub, ikincisinde hile, şüphe tevellüd eder. Mün.) Devamını Oku

  • CENAHEYN: (Cenah. dan) İki kanat, iki yan, iki cenah. * İki hususiyetli. Devamını Oku

  • HEM-CENAH: f. Denk, eşit, müsâvi. Devamını Oku

  • ZÜ-L CENAH: Çok cihetli, çok taraflı, her yana gidebilir. Devamını Oku

  • EBAHİR: Kuş kanadının üçüncü mertebede olan yelekleri. Devamını Oku

  • EBAHİR: Kuş kanadının üçüncü mertebede olan yelekleri. Devamını Oku

  • YUNUS EMRE: (Vefat Mi: 1320) Porsuk Nehri’nin Sakarya’ya döküldüğü yere yakın Sarıköy’de doğduğu söylenir. Tasavvufî halk edebiyatının veli şâiri olan Yunus Emre, yaşadığı devirde halk tabakasını irşad ve tenvir etmiştir. Bir çok memleketleri ve bu arada Konya, Şam ve Azerbeycan’ı dolaştı. Konya’da Mevlâna ile görüştü. Risalet-in Nasuhiye isminde Mesnevî tarzında bir eser yazdı. Şiirleri daha Devamını Oku

  • MÜCENNAH: (Cenah. dan) Cenahlı, kanatlı. Devamını Oku

  • ECNİHA: (Cenah. C.) Kanatlar. Cenahlar. Taraflar. Devamını Oku

  • CANİHA: Bir tarafa meyleden veya bir cenahı tutan. * Göğüs altındaki iyeği. Devamını Oku

  • BÂL: f. Kanat. * Kol, pazu. * Kol, cenah.* Üst, yukarı. * Boybos, endam. Devamını Oku

  • BAL-ŞİKESTE: f. Kanadı kırık. Devamını Oku

  • HAVAT: Tavşancıl kanadının fısıltısı. * Ses, sadâ. Devamını Oku

  • SAK’: Kuşun, kanadını çırparak öttürüp uçması. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar