ÇEÇEK Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

ÇEÇEK kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

ÇEÇEK: f. Gül. Çiçek. * Gönül. * Çiçek hastalığı. * Vücutda çıkan ben.

Sponsorlu Bağlantılar

ÇEÇEK ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • ŞİFA: Hastalıktan iyi olma, iyileşme. Hastalıktan kurtulma.(…Hastalık seni uyandırıncaya kadar sabra çalış ve hastalık vazifesini bitirdikten so a Hâlik-ı Rahim inşaallah sana şifa verir. L.) Devamını Oku

  • EMRAZ-I KALBİYE: Kalb hastalıkları.(Arkadaş! Kalb ile ruhun hastalığı nisbetinde felsefe ilimlerine meyil ve muhabbet ziyade olur. O hastalık marazı da ulum-u akliyeye tevaggul etmek nisbetindedir. Demek mânevi olan hastalıklar, insanları aklî ilimlere teşvik ve sevkeder. Ve akliyat ile iştigal eden, emraz-ı kalbiyeye mübtelâ olur!.. M.N.) Devamını Oku

  • TAUN: Vebâ denen dehşetli bir bulaşıcı hastalık. Bu hastalıkta lenf bezlerinde hâsıl olan yumruların herbiri. Devamını Oku

  • TAUN: Vebâ denen dehşetli bir bulaşıcı hastalık. Bu hastalıkta lenf bezlerinde hâsıl olan yumruların herbiri. Devamını Oku

  • HÜMMEYAT: (Hümmâ. C.) Hastalıktan dolayı vücutta meydana gelen şiddetli hararetler, ateşler. * Sıtmalar. * Nöbetli hastalıklar. Devamını Oku

  • AKLİYYAT: Müşahedeye ve tecrübeye girmeyen ve sadece akıl ile düşünülen şeyler ve hususlar. Nazarî meseleler. (Bak: Mücerredât, Ma’kulat)(Arkadaş! Kalb ile ruhun hastalığı nisbetinde felsefe ilimlerine meyil ve muhabbet ziyade olur. O hastalık marazı da, ulum-u akliyeye tevaggul etmek nisbetindedir. Demek mânevî olan hastalıklar, insanlarıaklî ilimlere teşvik ve sevkeder. Ve akliyat ile iştigal eden, emraz-ı kalbiyeye Devamını Oku

  • AKLİYYAT: Müşahedeye ve tecrübeye girmeyen ve sadece akıl ile düşünülen şeyler ve hususlar. Nazarî meseleler. (Bak: Mücerredât, Ma’kulat)(Arkadaş! Kalb ile ruhun hastalığı nisbetinde felsefe ilimlerine meyil ve muhabbet ziyade olur. O hastalık marazı da, ulum-u akliyeye tevaggul etmek nisbetindedir. Demek mânevî olan hastalıklar, insanlarıaklî ilimlere teşvik ve sevkeder. Ve akliyat ile iştigal eden, emraz-ı kalbiyeye Devamını Oku

  • AMAR(E): f. Hesap. * Araştırma. * Tıb: Karında su toplanma hastalığı. Devamını Oku

  • NEKAHET: Hastalıktan yeni kalkıp henüz iyileşmiş, iyiliğe yüz tutmuş olmak hâli. Hastalıkla sıhhat arasındaki hâl. * Fehmetmek, anlamak, bilmek. * Seri intikal etmek. Çok çabuk anlayış. Devamını Oku

  • CÜDERÎ: Kabarcık denilen hastalık. * Çiçek hastalığı. Devamını Oku

  • BEVLİYE: Tıb: İdrar yolları ve böbrek hastalıkları. Bu hastalıkların teşhis ve tedavisiyle uğraşan tıp dalı. (Üroloji) Devamını Oku

  • HASBE: Kızamık hastalığı. Tane tane gövdede çıkan bir hastalıktır. (Hasta kişiye “mahsub” derler.) Devamını Oku

  • İFAKAT: (Fevk. den) İyileşme, hastalıktan kalkma. Hastalıktan kurtulup tamamen iyileşinceye kadar aradan geçen zaman. * Ayılma. Sarhoşluk veya baygınlıktan kurtulma. Devamını Oku

  • GİRİFTE: f. Yakalanmış, tutulmuş. * Bir hastalığa mâruz kalmış, hastalığa yakalanmış. * Esir. Devamını Oku

  • TESEKKÜN-İ NİZA': Kavganın yatışması.TESEKKÜR : Sarhoş olma. * Şeker hastalığı. * Şeker hastalığına tutulma. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar