CAYÎFE Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

CAYÎFE kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

CAYÎFE: Karın içine geçmiş olan yara.

Sponsorlu Bağlantılar

CAYÎFE ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • CALİFE: Deri ile eti birlikte koparan yara. Devamını Oku

  • TAKARRUH: (Karh. dan) Yara derinleşip büyüme. * Yara çıban olma. Devamını Oku

  • NAFİZE: Karından vurulup arkaya çıkmış olan yara. Devamını Oku

  • BAZIA: Tıb: Derisi kopmak üzere olan yara. Devamını Oku

  • CÜLBE: Yara iyi olduğunda üstünde olan ince deri. Devamını Oku

  • MADDE: Zahir duygularla hissedilen, ruhâni olmayıp, ağırlığı olan, cismâni bulunan. * Asıl, esas, cevher, mâye. * Bend, fıkra, kısım. * İlm-i Kelâmda: His âzâmız üzerine bir takım muayyen ihtisâsât husule getiren veya getirebilen, her şey. * Tıb: Çıbanın içinde hasıl olan yara. Devamını Oku

  • MÜTELAHİME: Deri ile birlikte epeyce de et kesilmiş olan yara. Devamını Oku

  • HARISA: İnsanın başında veya yüzünde kan çıkmaksızın yalnız deri yırtılmış olarak peyda olan yara. Devamını Oku

  • ISABE: (C.: Asâib) Cemaat, topluluk. * Tıb: Yaraları sarmakta kullanılan bağ, yara bantı. * Başa sarılan ve şeâir-i İslâmiyeden olan sarık. Devamını Oku

  • UHDUD: (C.: Ahâdid) Çukur. * Uzun hat. * Yeryüzündeki uzun yarık ve çatlak. * Hendek. * Kamçı vurulmasından vücutta hâsıl olan yara ve iz. Devamını Oku

  • CAYİ': (C.: Ciya’) Aç, acıkmış; aç olan. Devamını Oku

  • CERİHA: Yara. Çürüklük. Devamını Oku

  • CÜRAH: Yara. Devamını Oku

  • NEDİB: Yara izi kalan âzâ. Devamını Oku

  • DAMİYE: Tıb: Kanı akan yara. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar