CÂY-I MÜLÂHAZA Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

CÂY-I MÜLÂHAZA kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

CÂY-I MÜLÂHAZA: Düşünülecek nokta, düşünülecek yer.

Sponsorlu Bağlantılar

CÂY-I MÜLÂHAZA ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • CÂ-Yİ MÜLAHAZA: Düşünülecek nokta. Mülahaza edilecek mes’ele. Devamını Oku

  • LÜHAZA: (Bak: Lehâza) Devamını Oku

  • LİHAZA: Bundan dolayı, buna binaen, bunun için. Devamını Oku

  • HAZA: Bu. Şu. O. * Gr: İşaret zamiri. Devamını Oku

  • HAZAİN-İ MEDFUNE: Gömülü hazineler. Devamını Oku

  • HAZAİN: (Hazine. C.) Hazineler. Devamını Oku

  • TILA': Sürülecek şey. Sürülecek merhem, yağ veya ilâç. * Madeni parlatmakta kullanılan sıvı yaldız. * Cilâ verecek boya. * Diş sarılığı. * Üzüm suyundan kaynatmak sebebiyle üçte birinden azı giden şarap. Devamını Oku

  • FELİHAZA: (Fe-li-zâlik) Bunun için, şunun için, imdi (mânasında.) Devamını Oku

  • HAZA ESİDE: f. Sonbahara erişmiş, solup sararmış. Devamını Oku

  • MÜNAKKAT: (Nokta. dan) Noktalı, noktalanmış. Nokta konmuş. Devamını Oku

  • BİNÂENALÂHAZA: Bundan dolayı. Buna binaen. Devamını Oku

  • HAZAİR: (Hazire. C.) Duvar veya çitle çevrilmiş ağıl. * Etrafı duvarla çevrili olan mezarlıklar. Devamını Oku

  • NOKTA-İ MİHRAKİYE: Yanma noktası. Odak noktası. * Çok Esmâ-i İlâhiyyenin tecellisinin toplandığı nokta. Devamını Oku

  • HADIYD: (Hazîz) Oturaklı, mütemekkin, yer. * Dağ eteği. Zir. Alçak yer. * Koz: Ayın veya başka bir seyyarenin mahreki üzerinde dünyaya en yakın bir mesafede bulunan nokta. Dünya ile diğer seyyarelerin güneşin merkezinden en uzak oldukları bir nokta. Devamını Oku

  • MAA-HAZA: Bununla beraber. Bununla birlikte. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar