CAUB Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

CAUB kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

CAUB: Kısa adam.

CAUB ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • ECNEF: Haktan, doğruluktan, adaletten uzaklaşan, ayrılan adam. * Beli eğri, kambur olan adam. Devamını Oku

  • EFRA’: İşi gücü olmayan adam. Boş dolaşan kişi. * Kuruntulu, vesveseli adam. * Başının saçı tamam olan kimse. (Müe: Für’â) Devamını Oku

  • DEHKEL: Zahmet, meşakkat. * şiddetli ve meşakkatli zaman.DEHKEM Â : Yaşlı adam. İhtiyar adam. Devamını Oku

  • BEKÂR: Hiç evlenmemiş, zevcesi olmayan adam. * Taşralı olup, büyük bir şehirde bir işle meşgul olarak, ailesiz yaşayan adam. (Bak: Tecerrüd, Mücahede) Devamını Oku

  • A’NEB: Büyük burunlu adam, burnu iri olan adam. Devamını Oku

  • MUBİD: Zerdüşt. Mecusi din adamı. * Tedbirli, akıllı adam. Devamını Oku

  • TIHL: Hiddetli adam. * Dalağı büyük adam. Devamını Oku

  • DUHMESAN: Kara yağız, iri yapılı adam. * Akılsız adam. Devamını Oku

  • İLMÜHABER: (İlm-i haber) Resmi bir daireye verilmek üzere hazırlanan ve bir adamın ahvâli hakkında bilgileri ihtiva eden kâğıt. Resmi vesika. * Para, evrak vs. teslim olunduğunu gösteren ve bunları getiren adamın eline verilen pusula. Devamını Oku

  • HÂSIL-I BİLMASDAR: Hakiki müessirden hâsıl olan fiildir. Kendi sebeb ve şartlarından meydana gelen şey. Meselâ: Bir şeye vurmak, masdardır; o vurmaktan hâsıl olan ses çıkmak, hâsıl-ı bilmasdır’dır. Tüfek atarak bir adamı öldürmekte tüfek atmak fiili, masdar: adamın ölmesi ve tüfeğin sesi çıkması da hâsıl-ı bilmasdar’dır. Devamını Oku

  • AKTAR: (Kutr. C.) Kuturlar. Çaplar. Dâirenin merkezinden geçen doğru hatlar. * Her taraf. * Güzel kokulu yağlar vesaire satan adam. Güzel kokular tâciri. * Ecza, ilâç satan adam. * Mahalle aralarında bazı baharatla iğne, iplik vesaire satan satıcı. Devamını Oku

  • TESNİYE: Vasıflandırma. * Gr: Arapçada bir kelimenin iki şeye delâlet etmesi hâli, kelimeyi iki şeye delâlet ettiren siga. Bu şekil kelimenin sonuna “elif-nun” veya “ye-nun” getirilerek yapılır. Meselâ: Recul: Adam. İki adam demek için: Reculân () veya Reculeyn () denir. Devamını Oku

  • HACEVCA’: Uzun ayaklı adam. * Uzun adam. Devamını Oku

  • KUDRET: Güç. Takat. * Her yeri kaplayan kudretullah. * Varlık. Ehliyet. Becerebilme. * Zenginlik. * Kabiliyet. * İlm-i kelâmda: Allah Teâlâ’ya mahsus ezelî ve ebedî ve bütün kâinatta tasarruf eden sıfattır.(Arkadaş bir kelime-i vâhidenin işitilmesinde; bir adam, bin adam birdir. Yaratılış hususunda da Kudret-i Ezeliyeye nisbeten bir şey, bin şey birdir. Nev ile fert arasında Devamını Oku

  • KİNAİYYAT: (Kinâye. C.) Temsillerle anlatılan imalı ve dokunaklı sözler.(Mâlumdur ki, fenn-i belagatta bir lâfzın, bir kelâmın mânâ-yı hakikisi, başka bir maksud mânaya sırf bir âlet-i mülahaza olsa, ona “lâfz-ı kinâi” denilir. Ve “kinâi” tabir edilen bir kelâmın mânâ-yı aslisi, medar-ı sıdk ve kizb değildir. belki kinâi mânasıdır ki, medar-ı sıdk ve kizb olur. Eğer o Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar