ÇAR-YEK Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

ÇAR-YEK kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

ÇAR-YEK: f. Çeyrek, dörtte bir. * Saatin dörtte biri, onbeş dakika. * Mecidiye denilen gümüş sikkenin dörtte biri ki, beş kuruşluk bir gümüş sikkedir.

Sponsorlu Bağlantılar

ÇAR-YEK ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • ÇEYREK: f. Dörtte bir (Bak: Çâr-yek) Devamını Oku

  • FİTİL: Eskiden ağırlık ölçüsü olarak kullanılan dirhemin kesirlerinden biri. Dirhemin dörtte birine: denk; dengin dörtte birine: Kırat; Kıratın dörtte birine: Fitil denilir. * Eski Fitilli tüfeklerin namlusundaki baruta ateş vermek için kullanılan kükürtlü ip veya kaytan parçası. * Topa veya lâğıma ateş vermek için baruta ıslak batırılıp güneşte kurutulmuş bükme. (O.T.D.S.) Devamını Oku

  • RUB’-I DAİRE: Dairenin dörtte biri. Devamını Oku

  • RUB’-I DAİRE: Dairenin dörtte biri. Devamını Oku

  • MİRBA: Ganimet malının dörtte biri. Devamını Oku

  • KASVA: Kulağının dörtte biri kesik olan koyun veya deve. Devamını Oku

  • HİZB-ÜL KUR’AN: Kur’an Cemaatı. Kur’an’a ciddi ve samimi olarak bağlanıp, ona hizmet için mücahidane bir surette çalışan ve fenâlıklardan korunan müslümanların topluluğu ve cereyanı. * Kur’an’ın bir cüz’ünün dörtte biri. * Zikir ve dua için Kur’an’dan alınmış bir kısım âyetler. Devamını Oku

  • VASATÎ SAAT: Hakiki güneşe tâbi olmak üzere, muntazam hareket ettiği tasavvur olunan mevhum bir güneşin, o yerin nısfun nehârından (meridyeninden) arka arkaya iki defa geçişi arasındaki zamanın yirmi dörtte biri. Devamını Oku

  • PARE: f. Cüz, parça. Kesinti. * Para. Kuruşun kırkta biri. * Kur’an-ı Kerim’in otuz kısmından bir kısmı, bir cüz’ü. * Sayı, bölük. * “Parça” mânâsına gelir ve birleşik kelimeler yapılır. Meselâ: Meh-pâre $ : Ay parçası. * Güzel. Yek-pâre $ : Tek parça, bir parça. Devamını Oku

  • SAAT: Bir günün yirmi dörtte biri, saat. Zaman, vakit. Muayyen, belli bir vakit. Altmış dakikalık zaman. * Kıyâmet. Devamını Oku

  • ENTİMEM: yun. Man: Mantıkta kısaltılmış kıyas şekli. Öncül veya had denilen ve bilinen kaziyelerden biri söylenmeden sonuca varmak. Örnek: (Orucu bozdu, o halde 61 gün keffareten oruç tutması gerekir.) Burada hadlerden biri (Orucu bozan, 61 gün keffareten oruç tutar), kaziyesi biliniyor kabul edilerek söylenmiştir ve yalnız (Orucu bozdu) kaziyesinden hareket edilerek sonuç çıkarılmıştır. Devamını Oku

  • BARBUT ALTINI: Tanzimattan önce Osmanlılarda kullanılan bir çeşit altın sikke. Yüzlük Mecidiye altını kıymetinde ve ayarında, iki kırat ağırlığında idi. Devamını Oku

  • KUVVE-İ ZÂİKA: Dildeki tad alma duygusu. (Bak: Dil)(Ağızdaki kuvve-i zâika bir kapıcıdır; mide, cesedin idâresi noktasında bir efendi ve bir hâkimdir. O saraya veyahut o şehre gelen ve sarayın hâkimine verilen hediyenin yüz derece kıymeti varsa, kapıcıya bahşiş nev’inden ancak beş derecesi muvafık olur.. fazla olamaz. Tâ ki; kapıcı gururlanıp, baştan çıkıp, vazifeyi unutup, fazla Devamını Oku

  • MEDER: Tezek, toprak tezeği. * Çakıl. Kuru çamur. Kuru balçık. * Köy, mahalle. Devamını Oku

  • ZEBİB: Kuru üzüm. Kuru incir. * Yılan veya akrep gibi hayvanların zehiri. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar