ÇAR-ERKÂN-I CUVANÎ Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

ÇAR-ERKÂN-I CUVANÎ kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

ÇAR-ERKÂN-I CUVANÎ: Padişahın özel hizmetlerinde bulunan ve Enderun'un azamlarından olan dört kişi hakkında kullanılan bir tabirdir.

ÇAR-ERKÂN-I CUVANÎ ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • ÇAR-ERKÂN-I CUVANÎ: Padişahın özel hizmetlerinde bulunan ve Enderun’un azamlarından olan dört kişi hakkında kullanılan bir tabirdir. Devamını Oku

  • GILMAN-I ENDERUN: Tar: Topkapı Sarayı (Yenisaray) iç oğlanları hakkında kullanılan bir tabirdir. Bunlar derece ve hizmet itibariyle başka başka odalara ayrılmışlardı. Devamını Oku

  • HALİFE-İ MÜSLİMÎN: Yavuz Sultan Selim Han’dan so aki Osmanlı Padişahları hakkında kullanılmış bir tabirdir. Müslümanların halifesi demektir. Devamını Oku

  • FİDYE-İ NECAT: Bir kimsenin esirlikten veya başına gelen bir belâdan kurtulmak için, kendisi veya kendi namına başkası tarafından mecburen verilen para vesaire hakkında kullanılan bir tabirdir. Tabirin karşılığı, can kurtarma akçası demektir. Devamını Oku

  • MARTULOS: (Martoloz) Osmanlı Devletinin teşekkülü sıralarında ve yeniçeri teşkilâtından önce, Hristiyanlardan, ordunun geri hizmetlerinde çalışmış olan teşekküllerden biridir. Silâhlanmış kişi mânasında Rumca bir kelimedir. * Eskiden Tuna gemicileri, korsanı mânasında da kullanılmıştır. Devamını Oku

  • GEÇER AKÇA: t. Rayiç para yerine kullanılır bir tabirdir. Bu tabir, eskiden halk arasında yapılan senetlerde, hükümet tarafından akdolunan mukavelelerde kullanılırdı. Devamını Oku

  • HERİFÇİOĞLU: Kızılan kimse hakkında zamir gibi kullanılan argo bir tabirdir. Devamını Oku

  • GÖNDER: Tar: Seferde ordunun ve ileri gelen vezir ve diğer devlet ricalinin atlarına bakmak ve sair zamanlarda ise has ahır ve çayır hizmetlerinde kullanılmak üzere gayr-ı müslimlerden ve hasseten Bulgarlardan tertip edilmiş bir sınıf olan voynukların her mıntıkada iki, üçü ve dördü hakkında kullanılır bir tâbirdir. * Ucuna birşey takılan uzun sopa veya sırık. Kullanış Devamını Oku

  • Fİ’L-İ ŞENİ’: Irza vuku bulan tasallut hakkında kullanılan bir tabirdir. Bununla birlikte, mutlaka cima’ manâsına değildir. Devamını Oku

  • IKTA’: (Kat.’dan) Delil göstererek susturma. * Mülkiyeti devlete ait olan bir arazinin menfaatinin hazinede istihkakı bulunan kimseye padişah tarafından verilmesi. * Maktuan ihâle. Devamını Oku

  • FER’: Şube, kol. İkinci derecede olan. Dal budak. * Bir aslın neticesi. * Bir cemaatın şerefli ve daha meşhuru. * Kazancı olan mukayyed mal. Hâzır ve muhâfaza altında olan. * Yükseğe çıkmak ve iki nizalı olanın arasına girip ıslah etmek. * Asıl mes’eleden kollara ayrılmış olan mesele. (L.R.) * İki okçu tarafından atılan oklardan, bir Devamını Oku

  • GILMAN-I HASSA: Tar: Padişahların hususi köleleri. Bunlara ilk zamanlarda “İç oğlanları”, daha sonları da “İç ağaları” da denilirdi. Bunlar, “Enderun-u Hümayun” denilen ve sarayın Babussaade’den içeride bulunan kısmında hizmet ederler; derece ve hizmet itibariyle başka başka odalarda otururlardı. Bu odalar; Büyük ve Küçük Odalar, Doğancı Koğuşu, Seferli Odası, Kiler Odası, Hazine Odası adlarını taşırlardı. Devamını Oku

  • ŞEVKETLÛ: Tar: Padişahlar hakkında kullanılmış bir tâbir olup, azamet ve heybet sahibi mânalarına gelir. Devamını Oku

  • ALKIŞ: Tar: Padişahlarla vezirlerin kadirlerini yükseltmek maksadıyla yapılan merasim hakkında kullanılan bir tabir. Devamını Oku

  • KUTB-UL AKTAB: Kutubların başı. Hilafet-i mâneviye-i Muhammediye (A.S.M.). Velâyet-i mâneviye makamlarının en yükseği, nübüvvet-i Muhammediyeye (A.S.M.) veraset makamı olup, bu makama ancak Cenâb-ı Hakkın bir atiyyesi olarak nâil olunur. Bu makamda bulunan zât, Hakikat-ı Muhammediyenin (A.S.M.) mazharı ve Esmâ-i İlâhiyenin câmi’idir. Her asırda bir tane bulunan bu zatların sonuncusu mezkur sıfatların en ekmeline mazhardır. Bu Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar