CANİHA Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

CANİHA kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

CANİHA: Bir tarafa meyleden veya bir cenahı tutan. * Göğüs altındaki iyeği.

CANİHA ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MÜCTENİH: (Cenah. dan) Meyillenen, bir tarafa eğilen. * Secdede usulüne göre ellerini yere koyup dirseklerini açarak kollarını kanat şeklinde tutan. Devamını Oku

  • MEYLİYAT: Bir tarafa meyleden istekler. Devamını Oku

  • MÜTEARRİC: Bir tarafa meyleden, bir yana eğilen. Devamını Oku

  • ECNİHA: (Cenah. C.) Kanatlar. Cenahlar. Taraflar. Devamını Oku

  • NAYİHA: Yas tutan kadın. Devamını Oku

  • HAİZ: Bir şeye sahip olma. Sahip. Mâlik. * Yer tutan. * Akranından mümtaz olan. Devamını Oku

  • CENAHEYN: (Cenah. dan) İki kanat, iki yan, iki cenah. * İki hususiyetli. Devamını Oku

  • CANŞİKÂR: f. Öldürücü. * Mc: Can avlayan veya öldüren. Sevgili, mahbub. Devamını Oku

  • CAN: f. Yaşayış. Diride olan kudret, kuvvet. Hayat cevheri. Madde ilimleri, maddenin; hayat ilimleri (biyolojik ilimler) hayatın ne olduğunu açıklıyamamışlardır. Aslında bunların konusu da madde, hayat ve ruhun kendisi değil, bunların tezahürleri yani olay haline gelen tesirleridir. Deney ilimlerinin vazifesi bu olaylar arasındaki ilişkinin değişmeyen tarafını bulmaktır. Bunun ötesinde ilmin söyleyeceği bir sözü yoktur. Buna Devamını Oku

  • CANİ: Cinayet işlemiş olan. Birisini öldürmüş veya yaralamış bulunan. Caniler nasıl haksız yere insanı öldürüyorlar ve onların hayatlarına son veriyorlarsa; kâfirler, inkârcılar, dinsizler de birer cani sayılırlar. Çünkü Allah’ın eserleri olan canlı ve cansız varlıklar onun sonsuz kudretini, ilmini, iradesini, rahmetini ilân edip dururlarken inkârcılar bunları tesadüfün, maddenin, tabiatın ve sebeplerin eseri sayıyor ve mânasız, Devamını Oku

  • CENAH: Kanat, taraf, kısım. (Vicdanın ziyası ulum-u diniyyedir. Aklın nuru, fünun-u medeniyedir. İkisinin imtizacı ile hakikat tecelli eder. O iki cenah ile talebenin himmeti pervaz eder. İftirak ettikleri vakit, birincisinde taassub, ikincisinde hile, şüphe tevellüd eder. Mün.) Devamını Oku

  • ÂTIF: (Atf. dan) Yüzünü çeviren, bakan. Meyleden, yönelen. * Bağlaç. * Şefkat edici kimse. Merhametli, müşfik. * Yarış atlarının altıncısı. * Gr: İki kelimeyi birbirine bağlayan harf veya kelime. Devamını Oku

  • SABİÎ: İtaattan ayrılmakla bâtıla meyleden. * Yıldıza tapan sapkınlar veya yıldıza tapan ehl-i dalâlet kimselerden olanlar. Devamını Oku

  • FAZÎHA: (C: Fazayıh) Alçaklığı, edebsizliği gerektiren iş veya şey. Devamını Oku

  • ZEBİHA: Boğazlanmış veya kesilecek hayvan. (Bak: Zebh) Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar