CAN Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

CAN kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

CAN: f. Yaşayış. Diride olan kudret, kuvvet. Hayat cevheri. Madde ilimleri, maddenin; hayat ilimleri (biyolojik ilimler) hayatın ne olduğunu açıklıyamamışlardır. Aslında bunların konusu da madde, hayat ve ruhun kendisi değil, bunların tezahürleri yani olay haline gelen tesirleridir. Deney ilimlerinin vazifesi bu olaylar arasındaki ilişkinin değişmeyen tarafını bulmaktır. Bunun ötesinde ilmin söyleyeceği bir sözü yoktur. Buna rağmen bazı kendini bilmez cahiller, ilim adını kötüye kullanarak ilmin sustuğu yerde kendileri konuşuyor ve hayat ve ruhu madde ile açıklamaya kalkışıyorlar. Oysa maddenin de ne olduğunu biliyor değildirler. Biz müslümanlar madde gibi hayat ve ruhun da Allah'ın kudretinin eserleri olduğunu biliyor, birini diğerinin yerine koymuyoruz. Allah görünen ve görünmeyen âlemler yaratmıştır. Onun kudretinin ve yaratmasının sınırı yoktur. Madde, yarattıklarının sadece bir çeşitidir. Varlığı maddeden ibaret sanmak aklı gözüne inmiş olan akılsızların batıl bir inancıdır. * Mc: Sevgili, dost.

Sponsorlu Bağlantılar

CAN ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • CANİ: Cinayet işlemiş olan. Birisini öldürmüş veya yaralamış bulunan. Caniler nasıl haksız yere insanı öldürüyorlar ve onların hayatlarına son veriyorlarsa; kâfirler, inkârcılar, dinsizler de birer cani sayılırlar. Çünkü Allah’ın eserleri olan canlı ve cansız varlıklar onun sonsuz kudretini, ilmini, iradesini, rahmetini ilân edip dururlarken inkârcılar bunları tesadüfün, maddenin, tabiatın ve sebeplerin eseri sayıyor ve mânasız, Devamını Oku

  • HIRZ-I CAN: Bağrına basıp canı gibi korumak. Canı koruyan. Canını teslim ederek sığınmak. Devamını Oku

  • MÜCANİS: Aynı cinsten olan. Cinsleri beraber olan. Devamını Oku

  • CANİBEYN: İki taraf, iki cânib, iki yan. Devamını Oku

  • HİCAN: İyi, kerim kimse. * Güzel ve beyaz deve. Devamını Oku

  • CANİB: f.Yan, yön. Cihet, taraf. Yüksek taraf. Devamını Oku

  • İHTİCAN: Bir yerin etrafına duvar yapma, çit çekme. Devamını Oku

  • GUŞ-İ CAN: Can kulağı. Devamını Oku

  • TESLİM-İ CAN: Ölme. Devamını Oku

  • CANİHA: Bir tarafa meyleden veya bir cenahı tutan. * Göğüs altındaki iyeği. Devamını Oku

  • EŞCAN: (Şecen. C.) Şecenler, elemler, gamlar, kederler, tasalar, sıkıntılar, ıztırablar. Devamını Oku

  • BEZL-İ CAN: Canını esirgemeden vermek. Devamını Oku

  • İRTİCAN: Adamın işi gücü bozulma. Devamını Oku

  • İRTİCAN: Adamın işi gücü bozulma. Devamını Oku

  • TİCANÎ: Kuzey Afrikada, hicri 1200 tarihlerinde Ahmed Ticanî adında bir şahıs tarafından kurulan bir tarikattır. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar