BÜYÛT Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

BÜYÛT kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

BÜYÛT: (Beyt. C.) Beytler, evler.

BÜYÛT ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • BEYTÜLMAL: (Beyt-ül mâl) İlk defa Hz. Muhammed (A.S.M.) tarafından kurulan ve gelir kaynaklarıyla sarfiyat yerleri şer’î olarak tayin edilmiş İslâm devletinin mâliye hazinesi.Gelir kaynakları: 1- Zekât ve sadakalar. 2- Ganimetler. 3- Fey=Zekât ve ganimet dışında kalan ve beyt-ül male ait olan mallar.Beyt-ül malden yapılan harcamalar şu kimseleri ihtiva eder:1- Fakirler ve miskinler. 2- Zekât memurları. Devamını Oku

  • EİMME-İ EHL-İ BEYT: Ehl-i Beyt’ten yetişen, saltanata bilfiil girmeyen ve karışmayan en salâhiyetli, mânevi nüfuz ve ilim ve riyaset sahibi imamlar. Devamını Oku

  • ARÂZİ-İ ÖŞRİYYE: Huk: Ziraat olundukça her sene hâsılatından beytülmâle, beytüssadakaya konulmak üzere, fakirlerin hakkı olan öşür alınan arâziler. Devamını Oku

  • SIRM: (C.: Esrâm-Esârım) Ağaçtan yemiş düşürmek. * Ekin biçmek. * Cem’olmuş beytler. Devamını Oku

  • BEYT-ÜL ANKEBÛT: Örümcek yuvası. * Mc: Derme çatma yapılmış ev. * Dayanıksız ve kuvvetsiz şey.(İnkılâb-ı siyasî cihetiyle dininden havf eden adamın dinde hissesi; beyt-ül ankebût gibi zayıf düşmüş cehalettir, onu korkutur… Takliddir, onu telâşa düşürttürür. Zira itimad-ı nefsin fıkdanı ve aczin vücudu cihetiyle, saadetini yalnız hükümetin cebinden zannettiğinden; kalbini, aklını da hükümetin kesesinden tahayyül eder, Devamını Oku

  • SÂLÂR-I BEYT-ÜL HARAM: Beyt-ül Haram’ın reisi ve başkumandanı olan Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm. Devamını Oku

  • HUBB-U EHL-İ BEYT: f. Ehl-i Beyt’e olan sevgi ve bağlılık. Hz. Peygamber’in (A.S.M.) neslinden gelenleri, onun izinden gidenleri ve onun yolunda sâdık olup sebat edenleri sevmek. Devamını Oku

  • HUBB-U EHL-İ BEYT: f. Ehl-i Beyt’e olan sevgi ve bağlılık. Hz. Peygamber’in (A.S.M.) neslinden gelenleri, onun izinden gidenleri ve onun yolunda sâdık olup sebat edenleri sevmek. Devamını Oku

  • BEYTÛTET: (Beyt. den) Gece kalma, geceleme. * Ayırmak, teferruk. * Gece baskın yapmak. Devamını Oku

  • BEYT-ÜL MAKDİS: Mukaddes ev. Beyt-ül Mukaddes de denir. Çok eskiden Peygamberlerin inşâ ettikleri kudsî mâbet. Bir ismi de Mescid-ül Aksâdır. * İnsanın, Cenab-ı Hak’tan başka kimse ile tatmin olmayan kalbine de aynı isim verilir. Devamını Oku

  • BEYT-ÜL HARAM: (Beyt-ül Haram) Kâbe-i Muazzama’nın etrafının bir ismi. Kâfirlerin yaklaşmaları men’ edildiği, onlara haram olduğu için bu isimle alınır. (Bak: Kâbe) Devamını Oku

  • BEYİT: (Bak: Beyt) Devamını Oku

  • KİRS: (C.: Ekrâs-Ekâris) Her nesnenin aslı. * Bir araya getirilmiş beytler. * Biri biri üstüne yığılmış kalmış davar tersi. Devamını Oku

  • DİRAN: (Dâr. C.) Evler, hâneler. Devamını Oku

  • EMKİNE-İ CEDİDE: Yeni evler. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar