BÜRZEA Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

BÜRZEA kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

BÜRZEA: (C.: Berâzi) Yuna dedikleri keçe ki, eyer altına koyarlar, teğelti de derler.

BÜRZEA ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • CEB’: (C.: Cebeât) Kızıl mantar.* (C.: Ecbu) Nakir dedikleri ağzı dar kap ki, içine su koyarlar. * Tehir etmek, so aya bırakmak. Devamını Oku

  • EMYUS: Anason dedikleri ot. * Kendisinden tuz meydana getirilen taş ki, Türkçe ona “tuz taşı” derler. Devamını Oku

  • MİYSERE: (C: Mevâsir) Eyer yastığı. * Eyer altına koydukları keçe. * Çul içine koyulan keçe. * Yatacak döşek, yatak. Devamını Oku

  • BAKLA’: Bakla. * şahtere dedikleri ota ” baklat-ül melik” derler. * Semizotu denilen bitki. Devamını Oku

  • BÜRAM: Kene dedikleri böcek. Devamını Oku

  • KÜRNÜB: Kelem dedikleri lahana. Devamını Oku

  • BİRZEVN: (C.: Berâzin) Semer vurdukları at. (Farisîde “esb-i palanî” derler) Devamını Oku

  • BÜRTULE: (C.: Bürtul) Kalpak dedikleri keçe takke. * Rüşvet. Devamını Oku

  • BİLLE: Yaşlık, ıslaklık. Çiy dedikleri rutubet ki sabah vakitlerinde olur. Devamını Oku

  • BİLLE: Yaşlık, ıslaklık. Çiy dedikleri rutubet ki sabah vakitlerinde olur. Devamını Oku

  • CÜBCÜBİYYE: İşkembe yemeği. (Onu pişirip satana işkembeci mânâsına “cübcübî” derler.) Devamını Oku

  • BÜTEKA: (C.: Bevâtık) Pota dedikleri âlettir ve kuyumcular içinde altın ve gümüş eritirler. Devamını Oku

  • BÜTEKA: (C.: Bevâtık) Pota dedikleri âlettir ve kuyumcular içinde altın ve gümüş eritirler. Devamını Oku

  • BÜLSÜN: Mercimek mesabesinde hububattan bir habbe. (Bâzı yerde mercimek de derler.) Devamını Oku

  • BAZAK: Üzüm sıkıntısı. (Kaynatıp koyarlar ve köpüklenir.) Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar