BÜROKRASİ Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

BÜROKRASİ kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

BÜROKRASİ: Fr. Hükûmet dairelerinde aşırı kırtasiyecilik, muamele çokluğu. İşlerin yürütülmesinde şekilciliğin ve idarî işlemlerin ağır basması hâli. Devlet görevlilerinden meydana gelen zümre veya sınıf. Memurlar sınıfı. Bürokrasi, her çeşit rejimde tahakküm vasıtası olmaktadır. Oysa İslâmiyet'te devlet makamları tahakküm değil, hizmet makamıdır. Devlet görevlileri müslüman halkın hizmetindedir, kendileri saygı beklemez, saygılı davranır. Kimseye tahakküm edemez. Çünkü Allah'ın emirlerine uymak zorundadır. Hazreti Ömer (RA), devlet başkanı olunca "Allah'ın emirlerinin dışına çıkarsam, beni kılıçlarınızla doğrultun" demekle bunun örneğini vermiştir. Zulüm ve tahakkümü kaldırarak adaleti getirmiştir. Gerçek adalet ve hürriyet ancak İslâm'da vardır.

Sponsorlu Bağlantılar

BÜROKRASİ ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • HÜRRİYET: Serbestlik, hür oluş. * Adalet kanununda ve te’dibte, başka hiç kimse, kimseye taarruz ve tahakküm etmemesi ve herkesin hukukunun meşru’ olarak korunması, herkesin meşru’ hareketlerinde tam serbest olması.(İnsana karşı hürriyet, Allah’a karşı ubudiyeti intac eder.Rabıta-i iman ile Sultan-ı Kâinat’a hizmetkâr olan adam, başkasına tezellül ile tenezzül etmeye ve başkasının tahakküm ve istibdadı altına girmeye, Devamını Oku

  • BURJUVAZİ: Fr. Burjuvaların meydana getirdiği içtimaî (sosyal) sınıf. Avrupa’da burjuvazi, ticaret ve sanayi ile zenginleşti. Soylular sınıfı ile mücadele ederek Fransız İhtilali ile iktidara geldi. İhtilalde işçilerin, köylülerin, fakir halk tabakalarının desteğini sağladı. Onlara eşitlik, hürriyet, adalet vaad etti. İktidara gelince menfaatlerinin bu çalışan sınıflarınkiyle çatıştığını görerek vaadini yerine getirmedi. Buna karşılık olarak işçiler arasında Devamını Oku

  • TAYYİB(E): İyi, hoş. İyi davranış. Temiz. * Hz. Peygamber’e (A.S.M.) Cenab-ı Allah (C.C.) en güzel kokular vermiştir. Bu yüzden kendisine Tayyib denilmiştir. * Fık: Helâlin her türlü şüphelerden uzak, saf ve temiz kısmına denir. Devamını Oku

  • BÜRAKA: Bütün gün yüzünü süsleyen kadın. * Yemek sırasında bir kimseye kızıp, yemeği kimseye vermeyip yalnız yiyen kadın. Devamını Oku

  • BİSMİLLAH: Allah namına, Allah için, Allah’ın adı ve izni ile.(Esbab-ı zâhiriye eliyle gelen nimetleri, o esbab hesabına almamak gerektir. Eğer o sebep ihtiyar sahibi değilse -meselâ hayvan ve ağaç gibi- doğrudan doğruya Cenab-ı Hak hesabına verir. Mâdem o, lisan-ı hâl ile Bismillâh der, sana verir. Sen de Allah hesabına olarak Bismillâh de, al. Eğer o Devamını Oku

  • BÜZÜRG-VAR: f. Büyük, saygıdeğer, ulu (kimse). Devamını Oku

  • BİŞKUH: f. İktidarlı. Kuvvet sahibi. Muhterem ve saygıdeğer kimse. Devamını Oku

  • TAGALLÜBÂT: (Tagallüb. C.) Zorbalıklar, tahakkümler. Devamını Oku

  • BÂBİL KULESİ: Tevrat’ın rivayetine göre Hz. Nuh’un (A.S.) oğulları tarafından gökyüzüne ulaşmak için yaptırılmış büyük bir kuledir. Rabbimiz bu kulede çalışmakta olanların dillerini değiştirmiş ve birbirlerini anlamaz hale getirmiştir. Bundan dolayı tamamlanamamış ve 72 dil burada meydana gelmiştir. (Buna “tebelbül-i akvam” denir.) Müslümanlıkta, bu kuleyi Nemrud’un gökyüzüne yükselerek Allah’ın işlerine karışmak maksadıyla yaptırmış olduğu rivayet Devamını Oku

  • ALLAHÜ A’LEM Bİ-S-SAVAB: Allah daha iyi bilir. Allah doğrusunu en iyi bilir. Devamını Oku

  • BİLLAHİ: Allah’a, Allah’tan. * (Yemin) maksadı ile söylenir. Devamını Oku

  • BÎDEVLET: f. Mutsuz, zavallı. Devamını Oku

  • MEFRUGÜN BİH: Bir kimseye bırakılan şey. Devamını Oku

  • BİLÂD-I ÂMİRE: İmar edilmiş, yapılmış beldeler. * Devlet idaresindeki yerler. Devamını Oku

  • BÜZÜRGÂNE: f. Büyük, ulu bir kimseye yakışacak sûrette. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar