BINGILDAK Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

BINGILDAK kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

BINGILDAK: Yeni doğmuş olan çocuğun kafasının üst tarafı. Bu kısım yumuşaktır.

BINGILDAK ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • GEDİKLİ: t. Tar: Yeniçeri efradı arasında eskilikleri dolayısıyla imtiyazlı olanlar. Bunlar diğer yeniçerilerden ayrılmak için bellerine seraser denilen kumaştan kuşak sararlardı. * Yıkık, çentikli ve düşük yeri olan. * Mülk olduğu halde vakfa ait bir tarafı olan. * Deniz assubayı ki, eskiden yükselerek subay olabilirdi. Devamını Oku

  • RESÜL: Peygamber. Yeni bir kitap ve yeni bir şeriat ile bir ümmete veya bütün beşeriyete Allah tarafından Peygamber olarak gönderilmiş olan zât. Mürsel de denir. Yeni bir kitap ve şeriatla gelmeyip kendinden evvelki Resülün getirdiği kitap ve şeriatı devam ettirirse, ona Nebi denir. * Haberci. * Huk: Tasarrufta hakkı olmaksızın, birisinin sözünü olduğu gibi bir Devamını Oku

  • GÜRZ: Silâhın icadından evvel kullanılan bir harp âleti. Gürz, yekpare veya yalnız baş tarafı demir ve bakırdan, sapı ise ağaç ve demirden olan bir nevi topuzdur. Gürzün Türkçesi “bozdoğan” dır. Bozdoğan bir cins yırtıcı kuştur. Gürz, bozdoğanın kafasına benzediği için bu adla anılmıştır. Gürzün baş kısmı çivili veya düz olurdu. Altı yüzlü olanlara “şeşper” denilirdi. Devamını Oku

  • BAHARİYYE: Edb: Birini övmek için yazılan ve bahar tasviriyle başlayan kaside. * Tar : Yeniçeri ağasından itibaren padişah tarafından Yeniçeri kâtibiyle ocak ağalarına verilen baharlık. Devamını Oku

  • NEVRESTE: (C.: Nevrestegân) f. Yeni yetişmiş, yeni bitmiş, yeni meydana gelmiş, yeni hâsıl olmuş. Devamını Oku

  • YAFUH: Bıngıldak. Yeni doğan çocukların baş kemiklerinin arasındaki yumuşaklık. Devamını Oku

  • FEVZİYE: Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması üzerine II.Sultan Mahmud tarafından eski odalar mevkiine verilen isimdir. Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması esnasında, yeni odalar Kara Cehennem’in attığı yağlı paçavralarla yanmış, eski odalar da ocağın ilgasından birkaç gün so a yıktırılmıştır. Gerek yanan ve gerekse yıkılan yerlerin vaziyetlerinin tâyini hakkında Sadrazam Selim Mehmed Paşa’nın, Padişaha arzettiği telhis üzerine, Sultan Mahmud, yeni Devamını Oku

  • NEVCAH: f. Bir makama veya memuriyete yeni geçmiş olan. * Tahta yeni oturmuş (padişah). Devamını Oku

  • MÜTELEYYİN: (Leyyin. den) Yumuşak olan. Gevşeyip yumuşayan. Devamını Oku

  • KEDİD: Davar tırnağıyla didilmiş ve yumuşamış olan yumuşak yer. Devamını Oku

  • TENÜK-RU: f. Yüzü yumuşak olan kimse, yüzü yumuşak adam. Devamını Oku

  • REYDE: (C.: Ruyud) Dağın sivri ve yumru tarafı. * Yavaş ve yumuşak esen rüzgâr. Devamını Oku

  • MAHLASNAME: şiir söylemeye yeni başlayan bir şâire, usta şâir tarafından mahlas verildiğine dair yazılan manzume. Devamını Oku

  • MÜLEYYİN: Yumuşatan, yumuşaklık veren, yumuşaklık verici. Devamını Oku

  • MÜLAYEME(T): Lâtife etmek, şaka yapmak. * Sevinç izhar etmek. * Yumuşaklık. Uygunluk. Yumuşak huyluluk. * Bağırsakların yumuşaklığı. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar