BİMARE Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

BİMARE kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

BİMARE: f. Hasta, alil. * Muharebeler veya akınlar esnasında ele geçirilen kadın esirlerin ayrıldıkları sınıflardan birinin adı.

BİMARE ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MAREŞAL: Fr. (Bak: Müşir) Devamını Oku

  • İSTİMARE: ing. Gümrük’e ticarî mallara değer takdiri. * Baha biçme. Devamını Oku

  • BİMAR: (C.: Bimârân) f. Mariz, hasta, alil. Devamını Oku

  • ALÎL: Hasta. İlletli.(Mariz bir asrın, hasta bir unsurun, alil bir uzvun reçetesi; ittiba-ı Kur’andır. M.) Devamını Oku

  • MU’TELL: İlletli. Hasta. Sakat. Alil. * Gr: İçinde harf-i illet bulunan kelime kökü. Devamını Oku

  • MA’KUSEN MÜTENASİB: Mat: Tersine olan müvâzene. Yâni, birbirine nisbet edilen iki şeyden, biri çoğaldığı oranda diğerinin eksilmesi veya birinin azaldığı nisbetinde diğerinin çoğalması. Ters orantılı. Devamını Oku

  • MEBSUTEN MÜTENASİB: Birbirlerine nisbetli olan iki şeyden birinin artmasıyla, diğerinin de aynı nisbetle artması; veya eksilmesiyle diğerinin de eksilmesidir. Doğru orantılı. Devamını Oku

  • BİRSAM: (Hallüsinasyon) Akıl hastalarının, gerçekten var olmayan bir şeyi varmış gibi yanlış idrak etmeleri halidir. Meselâ karınlarında veya başlarının içinde yılan bulunduğunu söylemeleri yahut bir canavarın ağzını açıp kendilerine baktığını söylemeleri birsam hâlini gösterir. Devamını Oku

  • ESAR: Esirlerin ellerini bağladıkları ince kayış. Devamını Oku

  • BÜRU’: Fazilet, ilim ve iyilikte benzerlerine olan üstünlük. * (Hasta) iyiliğe yüz tutma. Devamını Oku

  • BİAT-I RIDVAN: Kur’an-ı Kerim’in 48. Sûresi olan Fetih Sûresinde zikri geçen, Hz. Peygamber’e (A.S.M.) bağlılıklarını bildiren sahabelerin biatlarıdır. 1400 veya daha fazla olduğu bildirilir. Bu cemaata Ashab-ı Rıdvan da denir. (R.A.) Devamını Oku

  • MUZTARİB: (Muzdarib) (Darb. dan) Sıkıntılı. Iztırab çeken. Hasta. Bir tarafı sızlayan. Ağrıyan. Ağlayan. Devamını Oku

  • KEBAB: Ateşte pişirilen et. * Ateşte kavrularak veya alazlanarak pişirilen her türlü yiyecek. Devamını Oku

  • MÜŞTE: f. Yumruk, muşta. * Birine vurmak için ele veya parmaklara geçirilen demirden yapılmış âlet. * Kunduracıların deriyi vurarak inceltmekte kullandıkları maden tokmak. Devamını Oku

  • KEFALET-İ BİNNEFS: Birinin şahsına kefil olma. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar