BERZAH Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

BERZAH kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

BERZAH: İki âlemin arası. Kabir. Dünya ile âhiret arası. * Perde. * Sıkıntılı yer. * İki yer arasındaki geçit. * Mani'a, engel, (Bak: Sırat köprüsü). Ölen insanların ruhları kıyamete kadar berzah âleminde bulunurlar. Berzah büyük ve mânevi bir âlemdir. Dindar olup cennetlik olanlar, berzah âleminde sevdikleri kimselerle ve iyi insanlarla görüşürler ve çok zevkli yaşarlar. Kıyamet kopunca Allah bütün ruhları haşir meydanında cesetleri ile diriltip toplayacaktır.

Sponsorlu Bağlantılar

BERZAH ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • ÂLEM-İ BERZAH: Berzah âlemi. Kabir âlemi. (Bak: Kabr)(Âlem-i ziyâ, âlem-i hararet, âlem-i hava, âlem-i kehriba, âlem-i elektrik, âlem-i cezb, âlem-i esir, âlem-i misal, âlem-i berzah gibi âlemler arasında müzahame ve yer darlığı yoktur. Bu âlemler, hepsi de, ihtilâlsiz, müsâdemesiz küçük bir yerde içtimâ ederler. M.N.)(Nass-ı Kur’anla, şühedânın, ehl-i kuburun fevkinde bir tabaka-i hayatları vardır. Evet Devamını Oku

  • TARÎK-İ BERZAHİYE: Berzaha giden ve ona ait yol. Devamını Oku

  • ASHÂB-I YEMİN: Ahid ve yeminlerinde sebât edenler. Kendi kazançlarından ziyâde Cenab-ı Hakk’ın lütuf ve ikrâmına kavuşacakları ümid edilenler. Allah’a itâatleri ve amelleri iyi olup ahirette amel defterleri sağ taraftan verilecek olanlar. Sağcılar. Mukaddesatçılar. Kur’an ve İmân yolunda Allah (C.C.) için çalışanlar ve bunlara taraftar olanlar. Sağlam ve helâl dâiresinde çalışan kimseler. Cennetlik olanlar. Devamını Oku

  • ASHÂB-I CENNET: Cennet ehli. Cennetlik olanlar, Cennetlik oldukları ümid edilenler veya cennete gidecekleri müjdelenmiş olanlar. (Bak: Aşere-i Mübeşşere) Devamını Oku

  • SIFFÎN: Hazret-i Ali (R.A.) ile Hazret-i Muaviye (R.A.) arasında vuku bulan muharebelere meydan olmakla şöhret bulmuştur. Sıffîn muharebesinde Hazret-i Ali’nin maiyyetinde 120.000 Hazret-i Muaviye’nin maiyyetinde 90.000 kişi vardı. Hazret-i Ömer’in (R.A.) oğlu Hz. Abdullah da şehid olanların arasında idi. Sıffîn vak’ası 110 gün sürmüş ve doksan muharebe olmuştur.(Hazret-i İmam-ı Ali’nin Vak’a-i Sıffîn’de, Hazret-i Muaviye’nin taraftarlariyle Devamını Oku

  • ERVAH-I HABİSE: Habis, kötü ruhlar. Allah’a isyan eden, itaati sevmeyen anarşist ruhlar. Devamını Oku

  • ANİMİZM: Sosy: Ruhları İlâh sayan batıl bir din. Ruhlar cisimler gibi Allah’ın mahlukudur. Onun emirlerine tâbidir. Devamını Oku

  • MELAİKE-İ KİRAM: Büyük meleklerin büyükleri: Cebrâil, Mikâil, İsrâfil, Azrâil (A.S.)(… Melâike, bir ümmet-i azimedir ki; sıfat-ı iradeden gelen ve şeriat-ı fıtriyye denilen evamir-i tekviniyesinin hamelesi ve mümessili ve mütemessilleridirler. S.)(… Hem meselâ küre-i arz, küre-i arzın nevileri adedince başlar ve o nevilerin ferdleri sayısınca diller ve o fertlerin a’za ve yaprak ve meyveleri mikdarınca tesbihatlar Devamını Oku

  • MENEA: (Mâni. C.) Engeller, mâniler, özürler. * Engel olanlar, mâni olanlar, geri bırakanlar. * Kuvvet ve cemâat. Devamını Oku

  • AŞERE-İ MÜBEŞŞERE: Hz. Peygamber’in (A.S.M.) kendilerine Cennetlik olduklarını müjdelediği sahabelerdir. Bu kişiler Allah’ın emirlerine bağlılıkta ve din hizmetindeki fedailikte Allah’ın rızasını tam kazanmışlardır. Bu zatlar şunlardır: Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali, Hz. Abdurrahman bin Avf, Hz. Ubeyde bin Cerrah, Hz. Said, Hz. Sa’d bin Ebi Vakkas, Hz. Talha, Hz. Zübeyr İbn-ül Devamını Oku

  • ATOM: yun. Maddenin bölünemez en küçük parçası manasında eski çağ felsefesinde kullanılan bir tâbir, günümüze kadar gelmiş ve ilmî tabir olarak kalmıştır. Atom, maddenin bölünmez bir parçası değil, kendisi de daha küçük parçalardan yaratılmış çok küçük bir âlemdir. Dünyada, kâinatta ve atom âleminde hep aynı nizam hâkimdir. Bugün, dün olduğu gibi maddeci felsefe, maddenin mahiyetini Devamını Oku

  • SIRAT KÖPRÜSÜ: Cennet’e gidebilmek için herkesin üzerinden geçmeğe mecbur olduğu ve Cehennem üzerine kurulmuş olan köprü.(İ’lem Eyyühel Aziz! İnkılâblar neticesinde, her iki taraf arasında geniş geniş dereler husule geliyor. O dereler üstünde her iki âlemle münasebettar köprüler lâzımdır ki, her iki âlem arasında gidiş geliş olsun. Lâkin o köprülerin inkılâbat cinslerine göre şekilleri, mâhiyyetleri mütebayin; Devamını Oku

  • LİKAULLAH: Allah’a kavuşmak. * Kıyamet günü, Cennet’te Allah’ı görmek. Devamını Oku

  • SÂBİHÂT: Yüzücü olanlar, yüzenler. Gemiler. * Ehl-i imânın ruhları. * Yıldızlar. Devamını Oku

  • MANEND-ÂBÂD: Ölümle kıyamet arasında geçen zaman. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar