BEL Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

BEL kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

BEL: t. Geminin orta kısmı. * Bedenin ortası. Göğüs ile karnın arası. * Yüksek dağın iki zirvesi arasındaki kavisli kısmı veya alçakça olan geçit ve boğazı.

BEL ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • BELİĞ: Edb: Belâgatli kimse. Meramını tamamen, noksansız ve güzel sözlerle anlatmağa muktedir olan. * Kâfi derecede olan. Yeter olan. Devamını Oku

  • İLM-İ BELÂGAT: Edb: Güzel söz söyleme veya yazmayı öğreten ilim. Edebiyatın bir şubesi. Devamını Oku

  • BELÂ: (c.: Belâyâ) Afet. Sıkıntı. Tasa, kaygı. Musibet. Mücazat. İmtihan. Dâhiye. * Yaramaz nesne. (Bak: Sadaka)(Ey insan! Mâdem canavar sûretinde bir hayvan, insanların hânesine misafir geldiği vakit berekete medar oluyor; öyle ise, mahlukatın en mükerremi olan insan; ve insanların en mükemmeli olan ehl-i iman; ve ehl-i imanın en ziyade hürmet ve merhamete şâyan aceze, alil Devamını Oku

  • BELÛT: Bot: Meşe ağacı. * Meşe ağacının meyvesi olan palamut. Devamını Oku

  • BELÂKEŞ: f. Belâ çeken. Sıkıntı içinde olan. Devamını Oku

  • BELİL: Islanmış olan şey. * Serin ve yağmurlu rüzgâr. Devamını Oku

  • BELÂ-YI SİYÂH: Kara belâ. * Mc: Acı olan olaylar, kötü hâdiseler. Devamını Oku

  • BELÂ-CÛ: Belâ arayan. Belâsını istiyen. Devamını Oku

  • BELÛ: (Bel’. den) Çok yiyici, obur. Devamını Oku

  • SA’Y-İ BELİĞ: Emek harcayarak gereği gibi çalışma. Devamını Oku

  • BELİ: f. Evet. Devamını Oku

  • HÜBEL: Cahiliyet devrinde Kureyşlilerin en büyük putu. Devamını Oku

  • BELİNOGRAF: Fr. Telefon hatlarıyla fotoğraf, şekil ve yazıyı uzak mesafeye nakleden cihaz. Devamını Oku

  • BELÂ-ENDER-BELÂ: f. Belâ üstüne belâ. Zahmet içinde zahmet. Devamını Oku

  • BELÂGAT-PİRÂ: Belâgata süs veren. Süslü ve belâgatlı konuşan. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar