BEDİA Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

BEDİA kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

BEDİA: Nâdide ve güzel, yeni icad edilmiş şey. Beğenilen ve takdir edilen çok yeni şey.

Sponsorlu Bağlantılar

BEDİA ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • BEDİ': (Bedia) Eşi, benzeri olmayan. Hayret verici güzellikte olan. * Garib. Acib. * Benzeri olmayan şeyleri vücuda getiren. Kimseye benzemeyen. İcad edici olan. * Hâlık ve Hallak-ı Cihan olan. * Beğenilen. * Yeni bulunmuş ve görülmedik tarzda olan. * Edb: Sözün garib ve güzel olması hâli. Devamını Oku

  • MAHMUD-ÜŞ ŞİYEM: Medhedilecek huylara sâhib olan. Beğenilen ve takdir edilen hasletler kendinde bulunan. Devamını Oku

  • MUHTERAAT: Yeni icad edilmişler. Yeniden meydana çıkarılmış olanlar. İhtira’ olunmuşlar. Devamını Oku

  • BEDİÜZZAMAN: Zamanın bedi’i olan. Zamanında kendisi gibi görülmedik olan. Kimseye benzemiyen ve zamanın garib ve acibi bulunan. (Bak: Said Nursî)Bediüzzaman hakkında Said Nursî kelimesinde bir derece izahat verildiği için burada sadece kronolojik hayat safhalarına ait bir liste ile sonunda ibretamiz bir vakayı koymakla iktifa edildi.Bilinmeyen taraflariyle Bediüzzaman Said Nursî isimli eserin kronolojik fihristinden seçmeler:1894 – Devamını Oku

  • HUY-İ BED: Fenâ huy. Devamını Oku

  • İLM-İ BEDİ': İlm-i beyânın üç bölümünden üçüncü bölümüdür ki, bediiyat da denir. Muktezâ-yı hâle uygun bir kelâmın lâfız ve mânâ bakımından daha da güzelleştirilmesinin kaidelerinden bahseder. Bu kaidelere Edebî San’atlar da denir.Her şeyin güzellik cihetlerinden bilhassa Arabi terkiblerden bahseder, kelâmın güzelliğini ve muktezâ-yı hâle mutabakatını ve vuzuh-u delâletini işitmeğe ve ruha mülâyim ve hoş gelecek Devamını Oku

  • BEDİHE-GÛ: f. Güzel ve hoş söz söyleyen. Tatlı söz söylemeye alışık olan kimse. Devamını Oku

  • BEDÎÎ: Bedi’ ve güzel olan. Ebedî ve güzel olan. İlahî ve güzel eserlere müteallik bulunan. Devamını Oku

  • BED: f. Fenâ. Kötü. Çirkin. Yaramaz. şer. şeni’. Devamını Oku

  • LÜBED: Çok mal mânasınadır ki sanki birbiri üstüne yığıla yığıla keçe gibi birbirine geçmiştir. Devamını Oku

  • ZÜBED: (Zebed. C.) Köpükler. * (Zübde. C.) Özler, özetler, zübdeler, neticeler. Devamını Oku

  • FENN-İ BEDİ': (Bak: İlm-i bedi’) Devamını Oku

  • BEDİH: Şanı, şerefi yüce, yüksek ve büyük olan. Devamını Oku

  • BEDİH: Şanı, şerefi yüce, yüksek ve büyük olan. Devamını Oku

  • ÇEŞM-İ BED: Kem göz. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar