BASTÂN Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

BASTÂN kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

BASTÂN: f. Tarih. * Mazi, geçmiş zaman. * Eski.

Sponsorlu Bağlantılar

BASTÂN ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • BASTÂN-ŞİNÂS: f. Geçmiş zaman, tarih. Devamını Oku

  • BASTÂN-ŞİNÂS: f. Geçmiş zaman, tarih. Devamını Oku

  • BAST-I ZAMAN: Az zamanda çok uzun bir zaman yaşamış olmak.(Bu hakikata işareten Leyle-i Kadir gibi bir tek gece seksen küsur seneden ibaret olan bin ay hükmünde olduğunu nass-ı Kur’ân gösteriyor. Hem bu hakikata işaret eden ehl-i velâyet ve hakikat beyninde bir düstur-u muhakkak olan “bast-ı zaman” sırrı ile çok seneler hükmünde olan birkaç dakikalık zaman-ı Devamını Oku

  • BAST: Genişlemek, açmak, yaymak. * Bir şeye el uzatmak. * Sevindirmek. * Bir mecliste haya sebebiyle olan sıkılmanın gitmesiyle açılmak. * Özür kabul etmek. * Kaplamak. * Tas: Allahın cemâl tecellisiyle kalbin sükûn ve huzur içinde ferahlaması. (Mukabili: “Kabz”dır.)(… Teellümât-ı ruhaniye ise; sabra, mücahedeye alıştırmak için Rabbani bir kamçıdır. Çünki emn ve ye’sin vartasına düşmemek Devamını Oku

  • BAST-I MAKAL: Söz açma. Devamını Oku

  • BAST-I DÂVÂ: Dâvâ açma. Devamını Oku

  • BAST-I MUKADDEMAT: Asıl maksada girmeden önce bir şeyler söyleme. Devamını Oku

  • BAST-I YED: Elini bir şeye uzatmak. * Mc: Tasallut ve istilâ manasındadır. Devamını Oku

  • BAST-I ÖZÜR ETMEK: Bir hata işleyerek başkalarına da nümune olmak, aynı hatayı işlemelerine zemin hazırlamak. Devamını Oku

  • BAST FÎ MAKAM-İL-KALB: Nefis makamında ricâ mesabesindedir. Lütuf ve rahmeti, kurb ve ünsü kabule işarettir. Devamını Oku

  • KABZ U BAST: Ruhen sıkıntı. Daralma ve genişleme. Sıkıntı ve ferahlık. * Birini diğeri üzerine tercih etme. * Münkabız bir adama ferahlık ve sürurluluk vermek, sevindirmek. * Beyan ve ifâde etmek. * Uzun uzun ve etraflıca anlatmak. Devamını Oku

  • ATİKIYYAT: Eski eserler. Eski devirlerden kalma eserleri, – daha ziyade tarih ve san’at bakımından- tetkik eden ilim. Arkeoloji. Devamını Oku

  • MAMEZA: Geçen veya geçmiş şey. Geçmiş zaman. Mazi. Devamını Oku

  • TAYY-I ZAMAN: Zamanı ortadan kaldırmak. Çok uzun bir zamanı pek kısa olarak görmek ve yaşamak. Meselâ: Kur’an-ı Kerimde beyan edilen “Ashab-ı Kehf” mağarada 309 sene kaldıkları halde, kendileri yarım gün veya bir gün kadar kaldıklarını söylemişlerdir. (Bak: Bast-ı zaman) Devamını Oku

  • MÜVERRİHÎN: (Müverrih. C.) Tarihçiler, tarih yazanlar. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar