BAŞALTI Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

BAŞALTI kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

BAŞALTI: t. Gemilerin baş tarafında tayfa ve er koğuşları. * Yağlı güreşlerde baş'ın altındaki derece.

Sponsorlu Bağlantılar

BAŞALTI ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • KUBBE ALTI: Tar: Topkapı Sarayı’nda başta sadrazam olmak üzere devlet adamlarının ve vezirlerin toplanıp devlet işlerini görüştükleri yer. Devamını Oku

  • BİLİNÇALTI: t. Psk: Şuur altı. Geçmişte yaşadığımız ve etkisi altında kaldığımız hâdiselerden şimdi hatırlayamadıklarımız, şu anda da varlığımızda meydana gelen hadiselerden bilgisine sahip olmadıklarımızın hepsi. İnsan şuurlu hareket ettiği gibi şuuraltı etkilerle de hareket eder. İnsan şuuraltının etkisiyle hareket ettiği zaman bu hareketini şuuruyla izah ederken bahane sebepler bulur. Ama bu sebepler hareketin mahiyetini izahtan Devamını Oku

  • HATT: Sınır. Çizgi. Hudud. * Yazı. El yazısı. * Nâme. Mektup. * Gençlerde yeni çıkan bıyık veya sakal. * Çizgi gibi uzanan belirsiz hafif yol. * Deniz yalısı. * Gemilerin hareketteki istikameti. * Parmağın onikide biri olan bir ölçü. * Ferman, buyruk. Padişah emri. * Geo: Sadece uzunluğu olan. Devamını Oku

  • RENC-BER: f. (Renc; sıkıntı, zahmet. Ber; çeken) Tarla ve bahçede yahut başka işlerde kazmak veya taş, toprak taşımak gibi işlerde çalıştırılan gündelikçi. Amele, ırgat. * Çiftçi. Devamını Oku

  • İ’LAMAT-I ŞER’İYE MÜMEYYİZİ: Şeyh-ül İslâm kapısındaki fetvahanenin üç kaleminden biri olan “İlâmat Odası”nın başındaki memurun ünvanı idi. Kadılar tarafından verilen ilâmları tetkik vazifesiyle mükellef olduğu için, bu memuriyete, ulemadan tanınmış olanlar tâyin edilirdi. (O.T.D.S.) Devamını Oku

  • DEREKE: Aşağı inen basamak. Aşağı mertebe. * Sıfırın altındaki derece. Düşüklük. Devamını Oku

  • KADIRGA: Buharlı gemilerin icadından evvel kullanılan harp gemilerinden biri. Kürek ve yelkenle kullanılırdı. Kadırgalar 25 oturaklı idi ve her küreği dörder adam tarafından çekilirdi. (O.T.D.S.) Devamını Oku

  • FEVK: Üst. Üst taraf. Yüksek derece. Yukarı. Devamını Oku

  • HİCAZ DEMİRYOLU MADALYASI: Şam-Hicaz demiryolunun yapımı için para yardımı bulunanlarla, demiryoluna ait işlerde hizmetleri görülenlere verilmek üzere II.Abdülhamid tarafından çıkartılan üç ayrı madalya. 16.9.1902 tarihli nizamname ile çıkarılan bu madalyanın bir tarafında “Hamidiye Hicaz demiryoluna hizmet eden hamiyyetmendâna mahsus madalyadır.” ibaresi; diğer yüzünde defne dalında bir çelenk içinde Abdülhamid II’in “El-gazi” tuğrası, altta ise lokomotif Devamını Oku

  • TEDRİC: Azar azar, derece derece ilerlemek. Birisini bir şeye yavaş yavaş vardırmak. * Sıkıştırmak suretiyle çok güçsüz hâle koymak. * Edb: İfadenin derece derece yükselmesi veya alçalması. (Bak: Tensik) Devamını Oku

  • ÇIMACI: Vapurda ve iskelede çımayı atıp tutmak vazifesiyle görevli tayfa. Devamını Oku

  • MİSHELÂN: Geminin iki tarafındaki iki halka. Devamını Oku

  • TEDERRÜC: (Derece. den) Derece derece, adım adım ilerleme. * Dürrâce benzer bir kuş. Devamını Oku

  • TEDERRÜC: (Derece. den) Derece derece, adım adım ilerleme. * Dürrâce benzer bir kuş. Devamını Oku

  • MUHASAMAT: (Muhasama. C.) Düşmanlık. İki taraf arasındaki husumet. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar