BASAL Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

BASAL kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

BASAL: Bot: Soğan ve benzeri gibi kökler.

BASAL ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • BASAL-İ HARİF: Acı soğan. Devamını Oku

  • VAHDANİYET: Birlik, infirad. Benzeri olmamak. Artmaktan, ayrılmaktan, eksilmekten beri ve münezzeh olmak gibi mânaları ifade eden Allah’ın bir sıfatıdır. Bu sıfatla muttasıf olana Vâhid denir ki; benzeri olmayan; tecezziden, tekessürden beri olan zât demektir. Devamını Oku

  • MİSİLLİ: (Misillü) Benzeri. Gibi. Aynısı. Devamını Oku

  • FAŞİYE: (C: Fevâşi) Koyun, deve ve benzeri hayvanat gibi doğurup çoğalan mal cinsi. Devamını Oku

  • ŞİBH-İ AKD: Akid benzeri. Sözleşme, sözle anlaşma benzeri. Devamını Oku

  • BUMBAR: f. Koyun ve benzeri gibi hayvanların kalın bağırsağı. * İçine kıyma, pirinç vs. doldurulmuş bağırsakla yapılan bir cins yemek. Devamını Oku

  • EKÂBİR: (Ekber. C.) En büyükler. Pek büyükler. Devlet ricali. Rütbece büyük olanlar. Devamını Oku

  • EVZAR: (Vizr. C.) Ağırlıklar. Yükler. * Mc: Günahlar. * (Vezer. C.) Kal’alar, kaleler, hisarlar, sığınılacak yerler. * Üstünlükler, galebeler. * Dağlar. Devamını Oku

  • MÜBDİ’: Nümune ve benzeri yokken bir şeyi yeni olarak keşfeden. Benzeri görülmemiş bir iş veya eser ortaya koyan. * Edb: Kimsenin söylemediği yeni bir şiir veya nesir söyleyen. Devamını Oku

  • MEZABİL: (Mezbele. C.) Mezbelelikler, süprüntülükler, çöplükler. Devamını Oku

  • ASAGİR Ü EKÂBİR: f. İtibar ve mevkice küçükler ve büyükler. Devamını Oku

  • TAHLİYE: (Haly. den) Süslemek. Donatmak. Donatılmak. * Tatlılandırmak. * Kim: Bir madde içine hassasını veya kokusunu değiştirmek için şeker, baharat ve benzeri gibi şeyleri katmak. Devamını Oku

  • FERİD(E): Benzeri pek nâdir bulunan. Benzeri bulunmayan, yektâ. * Doğrudan doğruya Kur’andan ders alıp ders veren ve kuvve-i kudsiye sahibi olan Evliyaullah. Yalnız ve münferid. * Zamanında eşine rastlanmıyan. Akran ve emsali yok. * Dizilmiş inci. * Bir tane, nefis ve müntehab kıymetli cevher. * Kendi reyi ile hareket eden mağrur kimse. Devamını Oku

  • KUDEMA: (Kadim. C.) Kadimler. Eski büyükler. Eski adamlar. İleri gelen büyükler. Eski zamanda gelmiş olanlar. Devamını Oku

  • BEDİ’: (Bedia) Eşi, benzeri olmayan. Hayret verici güzellikte olan. * Garib. Acib. * Benzeri olmayan şeyleri vücuda getiren. Kimseye benzemeyen. İcad edici olan. * Hâlık ve Hallak-ı Cihan olan. * Beğenilen. * Yeni bulunmuş ve görülmedik tarzda olan. * Edb: Sözün garib ve güzel olması hâli. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar