BARİ’ Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

BARİ’ kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

BARİ': Bir kalıptan döker gibi, düzgün, tertipli ve güzel yaratan. Aza ve cihâzatları birbirine mütenasip ve kâinattaki umumî nizama ve gayelere uygun ve münasebettar olarak halkeden Cenâb-ı Hak (C.C.)

Sponsorlu Bağlantılar

BARİ’ ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • NİZAMÎ: Düzenli, tertipli, usulüne uygun. * Kanun ve nizama ait, onunla alâkalı. Devamını Oku

  • VÂHİD-İ İ’TİBARÎ: Hakikatta olmayıp varlığı farazî olarak kabul edilen bir şey. Varlığına itibar edilen şey. (Ağırlık için kilo, uzunluk için metre bir vâhid-i itibarîdir.) Devamını Oku

  • ÂBAR: (Bi’r. C.) Kuyular. Su kuyuları. * f. Hesap defteri. Devamını Oku

  • İ’TİBARÎ: (İtibarî) Hakiki kıymeti olmayıp kıymeti var kabul edilme. Farazî ve izafî olan. Varlığı, başka şeylere nisbet edilmesi halinde bilinen. Devamını Oku

  • İBAR: Eritilmiş kurşun. * (İbre. C.) İğneler, ibreler. Devamını Oku

  • BARİA: Yakınlarından üstün vasıflı. Emsalinden üstün. Tam ve mükemmel. Devamını Oku

  • İ’TİBAR: (İtibâr) Ehemmiyet vermek. Hürmet, riâyet ve hatır saymak. Kulak asmak. İbret alıp uyanık olmak. Birisini veya sözünü makbul farzetmek. * Taaccüb etmek. * Şeref, haysiyet. * Bir şeyin gerçek değil, kararlaştırılan değeri. * Ticarette söz veya imzaya olan itimad. Devamını Oku

  • DÜBAR: Çarşamba günü. Devamını Oku

  • ZİBAR: (Zebr. C.) Kitaplar. * Yazı yazmalar. * Kâğıt yaprakları. Devamını Oku

  • İADE-İ İTİBAR: Ticarette iflâstan kurtulma. * Kaybedilen itibarı tekrar kazanma. Şerefini kurtarma. Devamını Oku

  • İNCİBAR: Kırılmış olan kemiğin bağlanıp tekrar kaynaması. Devamını Oku

  • ZÎBARÛ: (Zibâ-ru) f. Güzel yüzlü. Dilber. Devamını Oku

  • KIŞBAR: Ağaç parçası. Devamını Oku

  • BARİH: (C.: Bevârih) Samyeli adı verilen sıcak ve şiddetli bir çeşit rüzgâr. Devamını Oku

  • BARİYA: (C.: Bevâri) Hasır. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar