ÂYÂT-I KUR’ÂNİYE Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

ÂYÂT-I KUR’ÂNİYE kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

ÂYÂT-I KUR'ÂNİYE: Kur'ânın âyetleri.

Sponsorlu Bağlantılar

ÂYÂT-I KUR’ÂNİYE ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • ÂYÂT-I MUHKEMÂT: Manası kat’i ve açık olan Kur’an âyetleri. Devamını Oku

  • ÂYÂT-I MUHKEMÂT: Manası kat’i ve açık olan Kur’an âyetleri. Devamını Oku

  • SİBKAN: Bitlis veya Van vilâyetleri civarında bir aşiret adıdır. Devamını Oku

  • NAZM: Sıra, tertib. * Kafiyeli, vezinli, söz, şiir. * Dizili olan şey. * Kur’an âyetleri. Devamını Oku

  • NAZM: Sıra, tertib. * Kafiyeli, vezinli, söz, şiir. * Dizili olan şey. * Kur’an âyetleri. Devamını Oku

  • İLÂN-I TEKVİNÎ: Umumi âfetler ve gök taşları düşmesi gibi Cenab-ı Hakk’ın tekvinî âyetleri ve ibretli hâdiseleri ile hakaik ve hikmet-i İlâhiyesini ilân edip bildirmesi. Devamını Oku

  • MÜSNED: (C.: Mesânid) İsnad edilmiş, nisbet edilmiş olan. * Gr: Haber (yüklem). Meselâ: “Bu yazı güzeldir” cümlesindeki (güzeldir) kelimesi gibi. * Edb: Açık olmayan heceye (kapalı heceye) de müsned denir. * Ehl-i Hadis ıstılahınca: Müsned; içindeki metinler, senetleri ile mezkur olan hadis kitabı demektir. Müellifin her sahabeden gelen rivâyetleri kendine kadar olan isnadları ile bir Devamını Oku

  • BİSMİLLAH: Allah namına, Allah için, Allah’ın adı ve izni ile.(Esbab-ı zâhiriye eliyle gelen nimetleri, o esbab hesabına almamak gerektir. Eğer o sebep ihtiyar sahibi değilse -meselâ hayvan ve ağaç gibi- doğrudan doğruya Cenab-ı Hak hesabına verir. Mâdem o, lisan-ı hâl ile Bismillâh der, sana verir. Sen de Allah hesabına olarak Bismillâh de, al. Eğer o Devamını Oku

  • DELİL-İ İNAYET: Allah’ın inâyetinin tecellisinden gelen ve kâinatta görülen hikmet ve maslahatlara uygun en mükemmel nizam ve tam esaslı san’at; ve kâinattaki eşyaların menfaat ve faydalarını bildiren âyetler, bu inâyet delilini gösteriyorlar.(Sâniin vücud ve vahdetine işaret eden delillerden biri de İnayet delili’dir. Bu delil; kâinatı ve kâinatın eczasını ve envâını ihtilâlden, ihtilâftan, dağılmaktan kurtarıp bütün Devamını Oku

  • AHKÂM-I KUR’ÂNİYE: f. Kur’ân-ı Kerim’in kat’i olan hükümleri, emirleri. (Bak: Hukuk) Devamını Oku

  • ÂYÂT-I TEKVİNİYE: Tekvinî âyetler. (Bak: Tekvin) Devamını Oku

  • TİLAVET-İ KUR’ÂN: Kur’an-ı Kerim’i usulüne göre okumak, mânâsını tefekkür etmek. Devamını Oku

  • ARUS-ÜL KUR’ÂN: (Bak: Rahmân) Devamını Oku

  • ŞÜKUR: Hacet, ihtiyaç. * Mühim işler, umûr-u mühimme. Devamını Oku

  • VÜKUR: (Vekr. C.) Kuş yuvaları. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar