AVRET Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

AVRET kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

AVRET: Eksik. Gedik. Gizlenmesi lâzım gelen şey. Dinen örtülmesi vâcib olan âzâ, ud yeri. Utanılacak ve hayâ edilecek şey. Erkeklerde göbek ile diz kapağı arasındaki kısım. * Kadın. Zevce. Nikâhlı. * Gece uykuya yatacağı vakit ve seherden evvel uykudan kalkılacak saate de şeriat örfünde "avret" denir. Öğlen ve öğle uykusu zamanına da kezâ aynı isim verilmiştir. (Çünkü o anlarda uyku ve sair sebepler dolayısıyle insan açık saçık bulunabilir. İzinsiz, haber vermeden, kimse, başkasının yanına bu vakitlerde girmemesi İslâm âdâbından ve Kur'ân emirlerindendir.) * Siper. Hududda pusu yeri. Harpte zarar gelecek yer. (Bak: Tesettür)

Sponsorlu Bağlantılar

AVRET ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • SETR-İ AVRET: Başkalarına gösterilmesi haram olan yerleri örtmek. Şer’an örtülmesi lâzım gelen yerlerini örtmek. (Bak: Avret-Tesettür) Devamını Oku

  • SETR-İ AVRET: Başkalarına gösterilmesi haram olan yerleri örtmek. Şer’an örtülmesi lâzım gelen yerlerini örtmek. (Bak: Avret-Tesettür) Devamını Oku

  • IDRAR: Zarar vermek. * Avret üstüne avret almak, evli iken bir daha evlenmek. Devamını Oku

  • MEKMEN: (C.: Mekâmin) Gizlenilip pusu kurulan yer. Pusu yeri. Devamını Oku

  • BAHR-İ SÜKÛN: (Lût Denizi) Sularının kesif ve dalgasızlığından dolayı bu isim verilmiştir. Devamını Oku

  • VESN: Hafif. * Uyku. * Uyku anında aklın gitmesi. * Uykudan dolayı kişiye ârız olan zayıflık. Devamını Oku

  • FARAN: İncil’de Mekke dağlarına verilen isim. Hz. Peygamber’in (A.S.M.) Faran dağlarında zuhur edeceği İncil’de haber verilmiştir. Devamını Oku

  • EBU-T-TURAB: Hz. Alinin (R.A.) bir lâkabı.(Bu isim Hz. Ali Radiyallahu anh, toprak üzerine oturduğu veya yattığından dolayı tevâzuuna işareten Peygamber Efendimiz (A.S.M.) tarafından verilmiştir.) Devamını Oku

  • TA’DİL: (Adl. den) Aslına zarar vermeden değiştirmek. Tebdil etmek.* Hafifletmek. * Doğrulaştırmak. Vasat hale koymak. Devamını Oku

  • MA’LUM: Resul-i Ekrem’in (A.S.M.) bir nâmıdır. Onun geleceği, melekler, resuller ve nebiler tarafından mâlum olduğundan ve dünyaya teşriflerinden evvel kendilerinin ta’zim edilmesi ve ona intisab dileklerinden dolayı bu isim verilmiştir. * Bilinen, belli olan. Devamını Oku

  • YASİN: Yâ Seyyid yâ insan gibi muhtelif manalar rivayet edilir. Şifredir Hazret-i Peygamber’in (A.S.M.) fıtraten, hilkaten, edeben ve ahlâken en yüksek olduğu herkesçe bilindiğinden bu isim kendisine verilmiştir. (Bak: Huruf-ı mukattaa) Devamını Oku

  • NAHİZGÂH: f. Pusu yeri. Devamını Oku

  • MUHARREM: Arabi ayların başı, birincisi. * Haram edilmiş olan. * Bu muharrem ayında Müslümanlıktan evvel Arablar arasında muharebe yasaktı. Bundan dolayı bu isim verilmiştir. * Haram kılınmış, tahrim olunmuş. (Bak: Eşhür-ü hurum) Devamını Oku

  • KAYLULE: Kerâhet vakti olmayan kuşluk vakti uykusu, öğle uykusu.(Re’fet, $ âyet-i celilesindeki $ kelimesinin mânasını merak edip sorması münasebetiyle ve hapiste sabah namazından so a sairler gibi yatmasından gelen rehavet dolayısıyla, elmas gibi kalemini atâlete uğratmamak için yazılmıştır. Uyku üç nevidir:Birincisi: Gayluledir ki, “fecirden so a tâ vakt-i kerahet bitinceye kadardır.” Bu uyku, rızkın noksaniyetine Devamını Oku

  • KEMİNGÂH: f. Pusu yeri. Tuzak kurulan yer. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar