AMER Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

AMER kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

AMER: (Amr, ömr, imâret) Muammer eylemek. Çok zaman yaşayıp kalmak. Muammer olmak.

Sponsorlu Bağlantılar

AMER ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • TEKADDÜM: Geçmiş bulunma. * Öne geçme. İlerleme. * Birine gelmesi muhtemel bir zararın def’i için evvelceden iş’ar ve tenbih eylemek. * Fık: Mürur-u zaman olmak. Zamanı geçmiş bulunmak. Devamını Oku

  • ŞÜZUZ: (Şâzz. dan) Kaide ve kanun dışı kalmak. Yalnız kalmak. * Karşı olmak, muhalif olmak. Devamını Oku

  • İSTİVA: Müsavi oluş. Temasül. * İ’tidal, istikamet ve karar. * Kemalin sâbit olması. * Kaba kuşluk zamanı. * Yükselmek, yüksek olmak. Üstün olmak. * İstila eylemek. Devamını Oku

  • MUAMMERÎN: (Muammer. C.) (Ömr. den) Muammerler. Uzun ömürlü kimseler. Devamını Oku

  • İSTİ’LA: (Ulüv. den) Yükselmek. Üste çıkmak. Yüce olmak. Terfi’ eylemek. Galib olmak. * Gr: Bir şeyin bir şey üzerine çıkması. * Tecvidde: Harf okunduğu zaman dilin, üst damağa kalkmasına denir. (Bak: Müsta’liye) Devamını Oku

  • TEFRİT: Ortalamanın yani vasatın çok altında kalmak, geride kalmak. Normalden aşağı olmak. (İfratın zıddı) Devamını Oku

  • CA’L: Yaratmak, halk. * Almak. * İş işlemek. Yapmak. * Bu kelime Kur’ân-ı Kerim’de onüç vecihle kullanılmıştır:1- Tafak ve ahz (inşâ ve ikbal) mânasına; bir işi işlemeğe müteveccih olup başlamak ve işler olmak.2- Halketmek, yaratmak.3- Kavl ve irsal.4- Tehiyye ve tesviye (tanzim ve düzeltme).5- Takdir.6- Tebdil.7- Bir şeyi bir şeye dâhil etmek.8- Bir şeyi kalbe Devamını Oku

  • İSTİHVA: Şaşırıp kalmak. Divane olmak. Hevâ ve hevesi hoş görmek. Devamını Oku

  • TAHALLİ: (Halâ. dan) Boşalmak. Boş kalmak. Tenhaya çekilmek. Yalnız kalmak. Devamını Oku

  • ŞEKAVET: Her çeşit kötülük içinde olmak. Belâ ve zillete düşmek. Sıkıntıda kalmak. * Haydutluk, eşkiyalık. Devamını Oku

  • TEFEKKÜN: Pişman olmak. * Taaccüb etmek, hayrette kalmak, şaşırmak. Devamını Oku

  • HASR: Bir şeyin içine alma. Yalnız bir şeye mahsus kılma. * Bir çember içine almak. Askerle etrafını kuşatmak. * Sıkıştırma. Kısaltma. * Okurken tutulup kalmak. * Vakfetmek. * Zaman ayırmak. Devamını Oku

  • FECR: Tan yerinin ağarması. Şafak. Sabah vakti, güneş doğmadan evvel şarkta hâsıl olan kızıllık. * Bir şeyi genişçe ikiye ayırmak. * Günah işlemek. Fücur ve fısk işlemek. Yalan söylemek. * Tekzib eylemek. * İsyan ve muhalefet eylemek. * Haktan sapmak. Meyletmek. * Söğmek. * Bühtan eylemek. * Su akıp gitmek. * Karışmak. (L.R.) Devamını Oku

  • TEDAHÜL: İç içe olmak. Birbiri içine girmek. * Yığılıp kalmak. Birikmek. Karışmak. * Bir taksidi ödemeden ötekinin gelmesi. Ödemede gecikmek. Devamını Oku

  • MUAMMER: Ömür süren. Çok yaşamış. Uzun ömürlü, bahtlı. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar