AMAY Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

AMAY kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

AMAY: f. Süsleyen, dolduran mânasına gelir ve kelimelere eklenerek kullanılır.

Sponsorlu Bağlantılar

AMAY ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • KEN: f. “Kazan, kazıcı, koparan, yıkan, söken.” anlamlarına gelir ve kelimelere katılır. Meselâ: (Kuh-ken: Dağ deviren, tünel açan) gibi. Devamını Oku

  • BERAHİHTE: f. Daha ziyade silâh hakkında kullanılan bir tâbirdir. Çıkarılmış, çekilmiş mânâlarına gelir. Devamını Oku

  • ZİDE: (Zidet) : f. “Çoğalsın, artsın” anlamlarına gelir ve duâ ve temennilerde bulunmak üzere kullanılır. Devamını Oku

  • DEK: t. Edat olup zaman ve mekân için kullanılır. “Hatta, tâ, kadar” mânalarına gelir. Meselâ: Akşama dek çalıştım. Devamını Oku

  • HAŞMETMEAB: Haşmetli, haşmet sahibi mânâlarına gelir ve eskiden padişahlara karşı hürmet bildirmek için kullanılırdı. Devamını Oku

  • VEZAN: f. “Olmak” yardımcı fiiliyle birlikte kullanılır ve “esen, esici” anlamlarına gelir. Devamını Oku

  • İND: Arapçada zaman veya mekân ismi yerine kullanılır. Hissî ve manevî mekân. Maddî ve manevî huzura delâlet eder. Nezd, huzur, yan, vakt, taraf gibi mânâlara gelir. Gayr-ı mütemekkindir. Yani harekeleri değişmez. İzafete göre zamanı ifade eder (Min) harf-i cerriyle birleşebilir. Bazan da zarf olmaz. Bazan kalb ve ma’kul irade olunur. Yani, bazan huzur-u kalbîye delâlet Devamını Oku

  • ŞEVKETLÛ: Tar: Padişahlar hakkında kullanılmış bir tâbir olup, azamet ve heybet sahibi mânalarına gelir. Devamını Oku

  • FÎ: Arabçada harf-i cerrdir. Mekâna ve zamana âidiyyeti bildirir. Ta’lil için, isti’lâ için ve yine harf-i cerr olan “bâ, ilâ, min, maa” harflerinin yerine kullanılır. Geçen mef’ul ile gelecek fasıl arasında geçer. Te’kid mânası da vardı. (L.R.)Başka bir ifade ile kısaca (fî) : “İçinde, içine, hakkında, hususunda, üzere, dâir, mütedair, beherine ve herbirine” mânalarına gelir. Devamını Oku

  • İZZ-ÜD-DİN: Dilimizde “İzzettin” şeklinde isim olarak kullanılan bu kelime; “Dinin kıymeti, ulviyet ve kudreti” anlamına gelir. Devamını Oku

  • FERRAŞ: Cami, mescid, imaret gibi müesseselerin temizliğini sağlamak; ve kilim, halı ve hasır gibi mefruşatını yayma hizmetleriyle vazifeli olan kişiler hakkında kullanılır bir tâbirdir. Ferraş; arapçada, yayıcı, hizmetçi, döşeyici anlamlarına gelir. Yeniçeri teşkilâtında bu işi görenlerle, Kâbe’yi süpürenler hakkında ıstılah olarak da kullanılır. (O.T.D.S.)”Her ruham-ı fersi bir âyine-i âlemnüma Her gezen ferraşı bir İskender-i kitisitan.” Devamını Oku

  • KELBİYYUN: Kalenderane yaşamayı alışkanlık haline getiren meşhur Diyojenin de içinde bulunduğu bir fırka. Bunlara Kelbiye tâifesi veya Melâmiyyun da denir. Devamını Oku

  • AKCİĞER: Göğüs boşluğunu dolduran ve solunmağa yarayan bir organ. Ree. Devamını Oku

  • ÇİLEKEŞ: Çile çekmiş. Çile dolduran, dert çeken. Devamını Oku

  • KETİZ: Yemeği çok yeyip karnını iyice dolduran kişi. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar