ÂLET-İ MUSAVVİT Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

ÂLET-İ MUSAVVİT kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

ÂLET-İ MUSAVVİT: Sesi nakletmeye yarıyan alet. Mikrofon.

ÂLET-İ MUSAVVİT ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MUSAVVİT: (Savt. dan) Seslenen, yüksek sesle çağıran. Devamını Oku

  • KUVVE-İ MUSAVVİRE: Cenâb-ı Hakkın izni ve kanunu ile maddiyatın şekil ve suretini alma kabiliyeti (Bak: Madde-i musavvire) Devamını Oku

  • MUSAVVİR: Tasvir eden. Şekil ve suret çizen. Her şeye güzel şekil ve suretler veren Allah (C.C.) Devamını Oku

  • MUSAVVİBE: Tasvib edilen. Kabul edilen. * “Dört mezheb de hak’tır ve füruatta hak taaddüd eder” diyenlere, ilm-i usulde musavvibe denir. Devamını Oku

  • MUSAVVİRE: Tasvir edilmiş. Suretlenmiş. Şekli çizilmiş. * Kuvve-i hayâliye. (Bak: Kuvve-i musavvire – Madde-i musavvire) Devamını Oku

  • MADDE-İ MUSAVVİRE: Tıb: Kanın küreciklerinden başka gıda maddesinden olup, azot ve sair maddeleri içine alan sulu cisim. Canlı hücrelerin vücudunu teşkil eden ve içinde çoğunun çekirdek bulunan albüminli madde. Protoplazma. Devamını Oku

  • MEGAFON: Sesi yükseltip büyüten alet. Devamını Oku

  • BAROGRAF: yun. Hava basıncını ölçen bir alet. (Bu alet vasıtasıyla bir yerin yüksekliği de ölçülür.) Devamını Oku

  • MİZ’A: Ayıracak alet. Kesecek alet. Devamını Oku

  • SARSARA: Doğan sesi. * Horoz sesi. Devamını Oku

  • ATEŞ-ZEN: f. Ateş yakmak için kullanılan alet, çakmak. Devamını Oku

  • BEÇEK: f. Bir nevi kesici alet. * Küçük silah. Devamını Oku

  • FİRZEL: Demircilerin demir kestikleri alet. Kayıt. Devamını Oku

  • ÂHİZE: Fiz : Elektrik enerjisini mekanik enerjiye çeviren alet. Devamını Oku

  • DABH: Atların koşu esnasındaki nefeslerinin sesleridir ki, sahil denilen kişnemek değil, yemi ve sahibini gördüğü zaman yaptığı gibi hamhame denilen sesi de değil; hızlı nefes sesi olan bir harıltı ve hohlamadır. Denilmiştir ki: Dabh, bir at ve bir de köpek koşarken olur. (E.T.) Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar