ÂLEM-İ MİSÂL Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

ÂLEM-İ MİSÂL kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

ÂLEM-İ MİSÂL: Rüyâda görülen âlem. Dünyada mevcud bulunan bütün eşya ve zuhura gelen bütün ef'âlin aynısı ile müretteb ve mütekevvin olan bir tarzı veya âlem-i ruhâninin bir nev'i. (L.R.)(Gördüm ki: Âlem-i misâl, nihâyetsiz fotoğraflar ve her bir fotoğraf, hadsiz hâdisât-ı dünyeviyeyi aynı zamanda hiç karıştırmıyarak alıyor. Binler dünya kadar büyük ve geniş bir sinema-i uhreviyye ve fâniyatın fâni ve zâil hallerini ve vaziyetlerini ve geçici hayatlarının meyvelerini sermedi temâşâgâhlarda ve Cennette Saadet-i ebediyye ashâblarına dünya macerâlarını ve eski hâtıralarını levhaları ile gözlerine göstermek için pek büyük bir fotoğraf makinesi olarak bildim. S.) (Bak: Âlem-i hâb)

Sponsorlu Bağlantılar

ÂLEM-İ MİSÂL ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • SİYAK VE SİBAKA MÜLÂYEMET: Sözün evveline güzel bir netice, so asına iyi bir başlangıç olması. Devamını Oku

  • ALBÜM: Lât. Fotoğraf resimlerini veya sair resim, şekil ve hatıraları içine alan defter veya kitap. Devamını Oku

  • MÜSTENSİH: İstinsah eden. Yazıyı çoğaltan, kopya çıkaran. * Teksir makinesi. Çoğaltma makinesi. Devamını Oku

  • YEVM-İD DİN: Din günü, ceza günü, mâneviyat günü.(…Nasıl dünya; maddiyat ve maddî harekâtın ve amellerin günüdür. Elbette o harekâtın neticelerini ve o hizmetlerinin ücretlerini ve o maneviyatın semeratlarını, belki o fâniyat ve zailâtın bâki ve dâimî eserlerini ve âlem-i misal sinemasıyla ve fotoğrafıyla alınan umum o fâniyat ve zaillerin sahife-i amellerini gösterecek ve neşredecek bir Devamını Oku

  • KÜTÜB-Ü SÂLİFE: Geçmişteki eski mukaddes kitaplar. Devamını Oku

  • MÜKTEHİL: (Kuhl. dan) Kendi gözlerine sürme çeken. * Otluk veya çimenle yemyeşil olan. Devamını Oku

  • MÜKÂBERE: (Kibr. den) Kendi sözünün haksızlığını ve karşısındakinin doğruluğunu bildiği hâlde kabul etmemek ve nizâ çıkarmak, kavga etmek. Kendini büyük görmek.(Hilkat-ı kâinatta bir hikmet-i tâmme görünüyor. Evet inayet-i ezeliyenin timsali olan hikmet-i İlâhiyye, kâinatın umumunda gösterdiği maslahatların riâyeti ve hikmetlerin iltizamı lisanı ile saadet-i ebediyeyi ilân eder. Çünkü, saadet-i ebediyye olmazsa, şu kâinatta bilbedahe sâbit Devamını Oku

  • MİSİL: (Misl) Benzer. Eş. Nâzır. Tıpkısı. Devamını Oku

  • MİLİS: Fr. Orduya yardımcı halk kuvveti. Devamını Oku

  • RE’Y-İ SÂLİM: Doğru fikir ve düşünce. Devamını Oku

  • LÂMİS: El ile tutup yoklayan. Dokunan. Temas eden. Devamını Oku

  • DÜRR-İ MİSÂL: f. Misâlin incisi. İnci misâlinde, misâlin parlağı. Devamını Oku

  • MA’DUM-ÜL CİSİM: Cismi olmayan. Devamını Oku

  • SÂLİMÎN: (Sâlim. C.) Sağ, sağlam ve sıhhatta olanlar. Sâlimler. Devamını Oku

  • SÂLİM(E): Sağlam. * Sıhhatli. Sağ. Noksansız, eksiksiz. * Her türlü tehlikeden uzak olan. Emin ve korkusuz olan. * Gr: Kelimelerdeki harfler bozulmadan cemi’ eki katılarak yapılan çoğul hali. Sâlimûn, sâlihât, sâdıkûn, sâdıkât gibi yapılan cemiler. * İçinde harf-i illet bulunmayan kelime. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar