ÂLEM-İ MENÂM Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

ÂLEM-İ MENÂM kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

ÂLEM-İ MENÂM: Uyku âlemi, rüya âlemi.

ÂLEM-İ MENÂM ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • ÂLEM-İ HÂB: Uyku ve rüyâ âlemi. Bazan âlem-i mâna, âlem-i misal, âlem-i nevm gibi tâbirler de kullanılır. Devamını Oku

  • VESEN: Uyku ağırlığı. Uyku ile uyanıklık arası. * Uyku anında aklın gitmesi. * Hâcet. Devamını Oku

  • VESN: Hafif. * Uyku. * Uyku anında aklın gitmesi. * Uykudan dolayı kişiye ârız olan zayıflık. Devamını Oku

  • MENAM: Uyku. Uyku zamanı. * Rüya. Düş. * Uyunacak yer, yatak odası. Devamını Oku

  • ÂLEM-İ ŞAHADET: Şahâdet âlemi. Bu dünya. Cenâb-ı Hakkın âyetlerine ve emirlerine imân edenlerin, hakka, hakikate şahadette bulundukları ve Allah’a itaat ve ibadetle mükellef oldukları dünya âlemi.(Âlem-i şahadet, avâlim-i guyub üstünde tenteneli bir perdedir. M.) Devamını Oku

  • MÜNEVVİM: Uyutucu. Uyku veren ilâç. Devamını Oku

  • ÂLEM-İ CEBERUT: Âlem-i azamet ve kudret. (Bununla âlem-i esmâ ve sıfât kasdolunur. Muhakkıkların ekserisine göre bu, âlem-i evsattır. Yâni üstte olan Lâhut âlemi ile altta bulunan melekut âlemi arasındaki âlem. Amiriyyet-i umumiyyeyi muhit olan berzahtır. Ceberut, ibranice “kudret” mânasındadır). Devamını Oku

  • SIRAT KÖPRÜSÜ: Cennet’e gidebilmek için herkesin üzerinden geçmeğe mecbur olduğu ve Cehennem üzerine kurulmuş olan köprü.(İ’lem Eyyühel Aziz! İnkılâblar neticesinde, her iki taraf arasında geniş geniş dereler husule geliyor. O dereler üstünde her iki âlemle münasebettar köprüler lâzımdır ki, her iki âlem arasında gidiş geliş olsun. Lâkin o köprülerin inkılâbat cinslerine göre şekilleri, mâhiyyetleri mütebayin; Devamını Oku

  • MÜNAVEME: Uyku hususunda yarışma. Devamını Oku

  • TEHEVVÜM: Hafif uyku. Devamını Oku

  • TEHVİM: (C.: Tehvimât) Hafif uyku. Devamını Oku

  • KAYLULE: Kerâhet vakti olmayan kuşluk vakti uykusu, öğle uykusu.(Re’fet, $ âyet-i celilesindeki $ kelimesinin mânasını merak edip sorması münasebetiyle ve hapiste sabah namazından so a sairler gibi yatmasından gelen rehavet dolayısıyla, elmas gibi kalemini atâlete uğratmamak için yazılmıştır. Uyku üç nevidir:Birincisi: Gayluledir ki, “fecirden so a tâ vakt-i kerahet bitinceye kadardır.” Bu uyku, rızkın noksaniyetine Devamını Oku

  • MÜCRİM: Cürüm ve kabahat işlemiş olan. Suçlu. Devamını Oku

  • MÜCRİMÎN: (Mücrim. C.) Mücrimler, suçlular. Cürüm işlemiş olan kimseler. Devamını Oku

  • MÜŞEMMES: (şems. den) Güneşlemiş, güneş görmüş. Çok güneşli. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar