AHTAPOT Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

AHTAPOT kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

AHTAPOT: Fr. Çok ayaklı, kafadan bacaklı bir nevi deniz hayvanıdır ve yakaladığı canlı hayvanı kıstırıp kanını emer. * Canlı yengece benzeyen bir çıban.

AHTAPOT ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • HAYVAN: Canlı şey, insanla beraber her canlı. * İnsan olmayan idraksiz canlı yaratık. * Yük kaldıran, araba çeken ve binilen hayvan, beygir, katır v.s. * Mc: Akılsız ve idraksız insan, ahmak. (Aslı “Hayevan”dır) Devamını Oku

  • YENGEÇ: t. Çok ayaklı ve yan yan yürüyen, başının iki tarafında iki kıskacı olan deniz veya durgun sularda yaşayan bir küçük hayvan. Devamını Oku

  • KABURGA: Göğüs kemiklerinin beheri. Göğüs kemiklerinin bel kemiğine bağlanmak suretiyle meydana getirdikleri şeklin bütünü. * Gemi, sandal, kayık gibi deniz nakil vasıtalarının hayvan kaburgasına benzeyen ve omurga üzerine kaldırılan eğri ağaçları. Devamını Oku

  • CEYLAN: Geyik çeşidinden küçük, ince bacaklı, pek hafif ve çok koşucu bir kara hayvanı, gazâl. Devamını Oku

  • BİYOLOJİ: yun. Canlı varlıkları inceliyen ilim. Hayvanları inceleyen bölümüne zooloji; bitkileri inceleyen bölümüne botanik denir. Biyoloji, incelediği konulara göre çeşitli isimler alır. Canlının dış yapısını inceleyen: Morfoloji; dokuları inceleyen; histoloji canlıların büyüyüp gelişmelerini: embriyoloji; hayatî faaliyetleri inceleyen: fizyoloji; iç salgı bezlerin faaliyetlerini inceleyen: endrokrinoloji; hastalık hallerini inceleyen: patoloji; canlıların sınıflandırılmasını yapan: sistematik; bitki veya hayvan Devamını Oku

  • NEFS-İ HAYVANÎ: Hayvanî istekler. Canlılardaki yaşama ve hareket kuvvetleri. Devamını Oku

  • BASARIK: Çulha tezgâhının ayaklığı. * Piyano ayaklığı gibi çifte ayaklık. Devamını Oku

  • ÇEHÂR-PÂ: f. Dört ayaklı hayvan. Devamını Oku

  • ÜSTUR: f. At, katır davar gibi dört ayaklı hayvan. Devamını Oku

  • GERGEDAN: Burnu üzerinde boynuzu bulunan ve file benzeyen vahşi bir hayvan. Devamını Oku

  • İSKELE: Binada yüksek yerleri yapabilmek için kurulan geçici sal. * Deniz nakil vasıtalarının yanaşabilmeleri için deniz kıyısında yapılan yer. * Deniz kenarında ve deniz vasıtalarının yanaşmasına elverişli kasaba. * Bir memleketin deniz yolu ile yapılan ticaretine vasıta olan liman. * Geminin sol yanı. Devamını Oku

  • TALİD: Bir kimsenin (köle, câriye, hayvan gibi) canlı eşyası. Devamını Oku

  • HAYVANİYYET: Hayvanlık, canlılık, zihayat olmak. Akıl ve idrakten mahrumiyet. Devamını Oku

  • SEHBA: Üç ayaklı küçük masa. * İdama mahkûm olanların idam edildiği üç ayaklı âlet. Devamını Oku

  • CAN-AVER: Zihayat, canlı, yaşayan. Hayatdar. * Domuz, canavar, hınzır. * Zararlı hayvan. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar