AHKEM-ÜL HÂKİMÎN Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

AHKEM-ÜL HÂKİMÎN kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

AHKEM-ÜL HÂKİMÎN: Hükümdarların hükümdarı. Hâkimlerin en hâkimi. Cenâb-ı Hak (C.C.)

AHKEM-ÜL HÂKİMÎN ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • AHKEM: En sağlam. En kuvvetli. * En çok hükmeden. * En hakim ve akıllı. Devamını Oku

  • CÜLUSİYYE: Taht’a çıkan hükümdarlar veya padişâhlar için yazılmış yazı veya söylenmiş şiir. * Hükümdarın tahta çıktığı ilk gün verdiği bahşiş. Devamını Oku

  • ŞAGVA’: (C.: Şuguv) Dişleri birbirine muhalif olup kimi fazla kimi eksik olan kadın. Devamını Oku

  • HAYR-UL FÂSİLÎN: Âdil olanların, hâkimlerin en hayırlısı. Devamını Oku

  • REDD-İ HÂKİM: Taraf tutan hâkimi kabul etmeyip reddetmek. Devamını Oku

  • MÜLÛK: Melikler, hükümdarlar. Devamını Oku

  • HÜKÜMDARAN: (Hükümdâr. C.) Hükümdarlar, Padişahlar. Devamını Oku

  • HÂKİM-ÜŞ ŞER’: Kadılar (hâkimler) için kullanılan bir tâbirdir. Kadılar davaları şer’î hükümler dairesinde hall ü faslettikleri için bu tâbir meydana gelmiştir. Şeriat hâkimi demektir. Devamını Oku

  • AHLAK: (Hulk.C.) Huy, tabiat. İnsanın davranış tarzı, tutum ve tavrı, bir cemiyette makbul ve iyi sayılan davranış kuralları. Bu kural ve kaideleri inceliyen ilim. Ahlâkın kaynağı ve mahiyetini inceliyen felsefe.Filozoflar hangi hareketlerin iyi, hangilerinin kötü olduğu ve insanın neden ahlâk kaidelerine uyması gerektiği konusunda ortak bir fikre varamadılar. Kimi menfaati, kimi saadeti, kimi de vazifeyi Devamını Oku

  • HÜKÜMDARÎ: f. Hükümdarlık, padişahlık, şahlık. Devamını Oku

  • HÜKÜMRAN: Hâkim, hükümdar. Hüküm ve saltanat süren. Hükümfermâ. Devamını Oku

  • DÜVVAC: Hâkimlerin giydiği bol kaftan. * Yorgan. * Tac. Devamını Oku

  • KADÎ NAİBİ: Kadıların (hâkimlerin), gitmedikleri yerlere gönderdikleri vekiller. Devamını Oku

  • HÜKÜMDARANE: Hükümdar gibi, hükümdara yakışır bir surette. Devamını Oku

  • İNNE: Gr : Tahkik edatıdır. Kat’iyyet ifade eder. $ gibi bazı harf ve fiiller vardır ki, başına geldikleri isim cümlesinin kimi mübtedasına, kimi haberine te’sir ederek onların adını ve i’rabını değiştirirler. Bunun için bunlara “neshedenler, başka hâle getirip değiştirenler” mânâsına “nevâsih” denir. Şu altı edat (harf), başına geldikleri isim cümlesinin mübtedasını merfu’ iken mensub kılarlar. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar