ABDİYET Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

ABDİYET kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

ABDİYET: Kulluk. * Kul olduğunu bilerek dininde, emredildiği üzere ibâdet ve itaatte bulunmak.

ABDİYET ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • HAKKANİYET: Haktan ve doğruluktan ayrılmamak. Adalet üzere bulunmak. Adalet ve insaf ile lâzım olanı icra etmek. Devamını Oku

  • HAKKANİYET: Haktan ve doğruluktan ayrılmamak. Adalet üzere bulunmak. Adalet ve insaf ile lâzım olanı icra etmek. Devamını Oku

  • HAKKANİYET: Haktan ve doğruluktan ayrılmamak. Adalet üzere bulunmak. Adalet ve insaf ile lâzım olanı icra etmek. Devamını Oku

  • İSTİKAMET: Hatt-ı hareketi doğru olmak. Doğruluk, nâmuslu hareket. Her işte itidal üzere bulunmak. Adâletten, doğruluktan ayrılmayıp, diyânet ve akıl içinde yürümek. * Allah’a kulluk etmek. * Bir şeyin bir tarafa doğru olarak uzanması. * Yön, cihet. Devamını Oku

  • MASUNİYET: Eminlik, sağlamlık, muhafaza altında bulunmak, dokunulmazlık. Devamını Oku

  • ABD: Kul, köle, Allah’ın kulu. Mahluk, insan. Hizmetçi. (Hür’ün zıddı). “Abd kelimesi Allah’ın bazı isimleriyle birleştirilerek erkek isimleri meydana getirilir. Abdullah (Allah’ın kulu). Abdulbâki (Ebedi olan Allah’ın kulu) gibi. Bu isimleri taşıyan insanlar buna lâyık olmaya çalışmalıdırlar.” Devamını Oku

  • ÖMER İBN-İ ABDÜLAZİZ: (Hi: 60-101) Emevî Devleti halifelerinden olup Hz. Ömer’in ahfadındandır. Siyaset âleminde bir dâhi ve adâlette bir ikinci Hz. Ömer’di. Malatya’yı Rumlardan yüzbin esir mukabilinde satın aldı. Zehirlenerek şehid edildi. (R. Aleyh) Devamını Oku

  • ÖMER İBN-İ ABDÜLAZİZ: (Hi: 60-101) Emevî Devleti halifelerinden olup Hz. Ömer’in ahfadındandır. Siyaset âleminde bir dâhi ve adâlette bir ikinci Hz. Ömer’di. Malatya’yı Rumlardan yüzbin esir mukabilinde satın aldı. Zehirlenerek şehid edildi. (R. Aleyh) Devamını Oku

  • İSTİKLÂLİYET: İstiklâl üzere bulunma. Hür ve müstakil olma. Başlı başına buyruk olma. Devamını Oku

  • MÜTTEHEMİYET: Suçlandırılma, suçlu olduğu tasavvur edilme. Maznunluk. Devamını Oku

  • ZİDE: (Zidet) : f. “Çoğalsın, artsın” anlamlarına gelir ve duâ ve temennilerde bulunmak üzere kullanılır. Devamını Oku

  • İHTİYAT: Sakınmak. İşleri iyi düşünmek. Tedbirlilik. İşlerde basiret üzere bulunmak. Yedek. Devamını Oku

  • MAHİYET: Bir şeyin içyüzü, aslı, esası. Bir şeyin neden ibâret olduğu, künhü, esası, hakikatı. (Mâhiyet, hakikatten daha umumidir. Hakikat, mevcudatta, mahiyet ise, hem mevcudat hem ma’dumatta müstameldir.) (L.N.)(İnsanın kıymetini tayin eden, mahiyetidir. Mahiyetin değeri ise, himmeti nisbetindedir. Himmet ise, hedef ittihaz ettiği maksadın derece-i ehemmiyetine bakar. İ.İ.) Devamını Oku

  • SALAT: Namaz. Belirli vakitlerde Kur’an’da emredildiği tarzda ve Hz. Peygamber’in tarifi vechi ile yapılan ibadet. * Tebrik, tezkiye. * Dua. Peygamberimize (A.S.M.) yapılan dua. * İstiğfar. * Rahmet. (Bak: Namaz)(Namaz, dinin direği ve kıvamı olduğu gibi, bütün hasenata fihrist ve örnektir. Kul ile Allah arasında yüksek bir nisbet ve ulvi bir münasebet ve nezih bir Devamını Oku

  • CİSMANİYET: Cismânilik. Maddi beden sahibi olmak hâli.(Sual : Kusurlu, noksaniyetli, mütegayyir, kararsız, elemli cismaniyetin, ebediyetle ve cennetle ne alâkası var? Madem, ruhun âli lezâizi vardır; ona kâfidir. Lezaiz-i cismaniye için bir haşr-i cismâni neden icab ediyor?Elcevab : Çünki, nasıl toprak suya, havaya, ziyaya nisbeten kesafetli, karanlıklıdır. Fakat, masnuat-ı İlâhiyenin bütün envaına menşe ve medar olduğundan Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar